Koç ailesinin 31 Mayıs’ta Anıtkabir’e çıkarma yapmasını, günah çıkarmasını hatırlıyorsunuz. Aslında başarısızlıklarını dillendirmek için gittiler. 100 yıldır Müslümanların değerleriyle yaptıkları savaşı kaybetmenin ilanını yaptılar.
Aynı ailenin ayağı çukura düşmüş, ırkçılıkta zirve yapmış, jagoben anlayışı içselleştiren Rahmi Koç denilen zat, temsilcisi oldukları zihniyetin bilinç altında barındırdığı kadına bakışını alenen ortaya koydu.
Bu ailenin hakareti bugün ile sınırlı değil. Hatırlayın Ramazan ayında Müslümanların gözlerinin içine baka baka canlı yayında su içiyorlardı. Artık açıktan kin kusuyorlar. Düştükleri lağım çukurunda bir ömür debelenen bu zihniyet, haya ve edep timsali “Kürt kadını” üzerinden tüm kadınlara hakaret etme cüretinde bulundu.
İzmir’de katıldığı bir hastane açılışında, aslında insanların şifa bulmak için gideceği bir mekânda, ırkçılığına şifa bulamayan Koç’un kadınlar hakkında sarfettiği bu çirkin ve hadsiz söylemler toplumun yüreğini kanattı.
Kadını cinsel bir obje, pavyonlarda bir meze olarak gören bu zihniyet, asla kadına değer vermemiştir. On yıllardır bu halkın ekonomisini sömüren, alın terinin üzerinde saltanat sürdüren bu melun zat, kendisini dokunmaz görerek, toplumu ayrıştıran ve kutuplaştıran söylemlerine yenilerini ekliyorlar.
Hiç kimse Rahmi Koç’un yaptığını fıkra olarak, mizahi olarak geçiştiremez. Hele hele dil sürçmesi olarak değerlendiremez. Bu bir zihniyetin, malumunun ilanıdır. Bu 28 Şubat’ta yapamadıkları için eksik bıraktıklarını tamamlama hamleleridir. Bunu da toplumun en hassas noktalarına dokunarak yapmaya çalışıyorlar.
Kadın, annedir, eştir, iffettir, namustur. Kürtlerin de Türklerin de kırmızı çizgisidir. Cennetin ayaklarının altına serilen iffet timsalidir. Peygamberleri doğuran, emziren, büyüten haya kalesidirler. Toplumun yarısını oluşturan ve geri kalan yarısını da eğiten ilk mualimdirler. Onun için kadına yapılacak hiçbir hakaretti kabul etmeyiz.
Ölüyü kanunla koruyan devlet, bir an önce dirilerin iffetini, izzetini, insani ve İslami değerlerini de kanunla güvence altına alarak korumalıdır. Özür dilemekle kimse adaletten kaçmamalıdır. Hiç kimse değil Kürt kadını, hiçbir kadına hakaret etme hakkını kendisinde bulmamalı. Koç ailesine ait tüm ürünlerin boykot edilmeli. Yaptığı hakaretin bedelini hukuk önünde mutlaka vermelidir.
Selam ve dua ile…