İslam tarihinde anlatılan bir kıssa. İnsanların çoğu bilir ama hatırlatmakta fayda var. Günün birinde Hazreti Ömer'in oğlu Abdullah bir deve alır ve deveyi, devletin develerini güden çobana verir.
Çobanlar da halifenin oğlu olduğu için Abdullah’ın devesine çok iyi bakarlar. Devletin otlaklarında deve yer, içer, iyice semirir. Abdullah devesinin satılması için pazara getirilmesini ister.
Hazreti Ömer de pazarda dolaşırken gözüne etli, cüsseli bir deve çarpar. Hazreti Ömer, devenin kime ait olduğunu sorar.
Devenin oğlu Abdullah’ın olduğunu söylerler. Bunun üzerine Hazreti Ömer Abdullah’ı çağırtır ve oğlu Abdullah’a devesini sorar. Abdullah, eliyle o cüsseli deveyi gösterir.
Hazreti Ömer, “Neden diğer develer zayıfken, senin deven böyle etli, şişman?” diye sorar.
Abdullah, “Galiba benim devem fazla yemiş?” diye cevap verir.
Hazreti Ömer, “Hayır. Sen halifenin oğlusun diye çobanlar senin devene daha fazla yedirmişler.” der ve ders çıkarılması gereken şu tarihi emri verir: “Deveyi sat. Sermayeni al ve geri kalanını beytülmale ver.”
Bu kıssayı şunun için anlatım. Malum son günlerde “fon soruşturması” Türkiye gündemine oturdu. Ucu da iktidara kadar uzadı.
Daha önce ailenin teslim edildiği Bakan Fatma Betül Sayan Kaya ve eşi hakkında çok vahim iddialar var.
İddiaya göre, 163 milyon yatırdıkları para, 4-5 ay içerisinde 2,17 milyar lira olarak geri dönmüş. Yani paraları gece gündüz habire doğurmuş.
İddiaların ardında Betül Hanım, “Soruşturmanın selameti için” partideki tüm görevlerinde istifa etmiş. Bakanlık yapmış, AK Parti Genel Başkan Yardımcılığı görevini sürdürmüş biri için hukuki süreç ne kadar sağlıklı yürür bilemem.
Nihayetinde mahkeme bir karar verecek. Ama şu gerçeği unutmamak lazım. İster iktidarın isterse de muhalefetin siyasi gücünü arkasına alanların nasıl beytülmale çöktüğünü hepimiz görüyoruz. Bu da buz dağının görünen yüzü.
Ne bileyim belki de iktidarın develeri fazla yemiş (!) Belki de fazla yediren devletin çobanlar var! Bize düşen develere de çobanlara da dikkat etmek. Ama her iki durumda da Sayın Cumhurbaşkanının, Hazreti Ömer’in verdiği kararı vereceğine inanıyorum. En azında paraları çalınan mazlumların yüreği bir nebze de olsa rahatlar. Selam ve dua ile…