Güzelim memleketimize her kış mevsimi gelişinde mutlak surette çatılardan düşen karın korkusu sarıyor bizi. Yolda yürürken, çocukları okula gönderirken, işe giderken tedirginlik yaşıyoruz.

Sadece tedirginlik yaşamakla kalmıyor, bazen acı haberleri duyuyoruz. Yine bir kış mevsimi, yine bir acı haber…
Aslında bu acı haberler her gün göz göre göre geliyorum diyor… Bu acılar yaşanmayabilir. Ailelerin yüreğine evlat acısı düşmeyebilir. Yeter ki herkes görevini ve sorumluluğunu yerine getirsin. Bu kez acı haber Tatvan ilçemizden geldi. Aslında daha öncede benzer acıları yaşadık ama ders çıkaramadık. Dolayısıyla önlem de alamadık.

İşlek caddelerde yürürken başımızı kaldırıp çatıları kontrol etmek zorunda kalıyorsak, ortada ciddi bir ihmalkârlık var demektir. Şu hakikati unutmamak lazım ki çatılardan düşen kar ve buz kütleleri, can güvenliğimizi tehdit ediyor. Her yıl bir veya birden fazla canı hayattan koparıyor.

Bu mesele “doğal afet” diye geçiştirilemeyecek kadar önemli bir konudur. Çünkü bu risk, önceden öngörülebilir ve basit önlemlerle büyük ölçüde engellenebilir. İşlek caddelerde, okul önlerinde, hastane çevrelerinde ya da çarşı merkezlerinde bulunan binaların çatılarında biriken kar kütleleri, adeta sessiz bir tehlike gibi bekliyor.

Türkiye'nin en fazla kar alan illerin başında gelen ilimizde, ne yazık ki ana arterlere bakan binaların çatılarında ne kar tutucu sistem var ne de düzenli bir temizlik çalışması. Kar yağışı sonrası sadece bina girişine konulan küçük bir uyarı levhası, vicdanları rahatlatmaya yetiyor ama riski ortadan kaldırmıyor. Oysa çözüm son derece net ve elzemdir.

Eğimi yüksek çatılarda kar kırıcı ve kar bariyeri sistemleri zorunlu hale getirilmeli, özellikle işlek caddelere bakan yapılarda bu konu tavizsiz uygulanmalı.
Burada sorumluluk yalnızca bina sahiplerinde de bitmiyor. Belediyeler, imar ve ruhsat aşamasında bu önlemleri şart koşmadıkça, denetim mekanizmasını işletmedikçe, her kış aynı haberleri okumaya, aynı acıları yaşamaya devam ederiz. Burada aslında sorun kar yağışında değil, yönetimdedir.

Unutmamak gerekir ki, bir kaldırımdan geçen vatandaşın başına düşen kar kütlesi, kaderden öte önlenmeyen bir ihmaldir. Bu ihmalden yönetimler sorumludur. Kar yağdığında güzelleşen şehirler istiyorsak, önce çatılardaki tehlikeyi görmezden gelmeyi bırakmalıyız.

Temennimiz bir daha bu acıların yaşanmamasıdır. Bu vesileyle hayatını kaybeden kızımıza Allah'tan rahmet, acılı ailesine başsağlığı diliyorum. Selam ve dua ile…