İnsanın özlemini çektiği çoğu şey vardır.
Bu bazen ev, araba, meslek vb. maddi imkanlar olabilir, bazen de huzur, mutluluk, iyi insan olma, Allah’a layık kul olma gibi manevi ihtiyaçlar olabilir.
Maddi ve manevi insanların özlemini çektiği, hedeflediği her şey için bir uğraşa girmesi gerekir. Bu yolda destekleyen olduğu gibi yola taş koymaya çalışanlar da elbet olacaktır. Fakat insana gelen dünyadaki cenneti olan ailesinden gelirse en sağlam şekilde insan yoluna devam edecektir. Sıkıntılar olsa da göze gelmez, hedeflenen noktaya rahatlıkla ulaşılabilir. Fakat sorun ve sıkıntı ailedense ve aile olamamaktansa bırakın hedefe ulaşmayı, insanın ulaşmak isteyeceği bir emeli bile belki kalmaz.
Bunun farkında olan zihniyeti bozuk insanlar, medya ve bunlara hizmet eden her şey toplumun yapı taşı olan aile kurumunu hedef almaktadır. Çünkü ailenin bozuk olması demek toplumun, toplumun bozuk olması demek inancın, inancın bozuk olması demek de ahlaka dair her şeyin bozulması demektir. Her zaman aile kurumuna saldırılar devam etmekte fakat son zamanlarda ülkemiz ve dünyada meydana gelen sapkınlıkların, sanat ve sanatçı adı altında TV kanallarında bizlere servis edilen yüzlerin altında ne kadar yüzsüzlüğün olduğuna çok açık bir şekilde şahit olduk. Sinema, komedi, dizi, tv programları adı altında insanların özellikle tertemiz çocuklarımızın ve gençlerimizin zihinleri bulanmaktadır. Bunun için en büyük uğraşımızın aile kurumunu korumak olması gerektiğidir.
Rabbimiz "Ey İman edenler! Kendinizi ve ehlinizi yakıtı insanlar ve taşlar olan cehennem azabından koruyun. Onun başında acımasız, güçlü, Allah’ın kendilerine buyurduğuna karşı çıkmayan ve kendilerine emredileni yerine getiren melekler vardır. (Tahrim suresi 6. Ayet) buyurarak dünyamıza da ahiretimize de dikkat etmemizi buyurmuştur. Unutulmamalı dünya ve ahiretin mutluluğu yaşadığımız dünyada yapıp ettiklerimizden olacaktır.
Baş döndüren bir hızla geçen zamanda ve değişim ve dönüşümüne yetişemediğimiz bu çağda temeli sağlam olan ahlakı inanç ve ibadetle taçlanan ahlaki değerlerin ön planda olduğu ailelerin yeniden sahalara dönmesine ihtiyacımız vardır. Mutlu ve huzurlu ailelerin örneklik teşkil etmesi içinse medyanın ciddi bir şekilde bu işe el atması gerekir. Anne baba olarak sahip olduğumuz çocuklarımızın sadece maddi ihtiyaçlarının karşılamanın yetersiz olduğunun bilincinde olup, manevi açıdan da yetiştirmek en büyük görevimizdir. Sevgili Peygamberimiz(s.a.v); "Bir baba kendi çocuğuna güzel ahlaktan daha güzel bir miras bırakamaz’’ hadisiyle bu konuya dikkat çekmiştir.
İNANCI AMELİNE, AMELİ AHLAKINA YANSIMIŞ GÜZEL AİLELERE, VE AİLELERİN OLUŞTURDUĞU TOPLUMLARA ULAŞMAK DUASIYLA…