PLOS Medicine dergisinde yayımlanan araştırmada, Birleşik Krallık'taki uzun süreli sağlık projesi UK Biobank'a katılan 91 binden fazla kişinin verileri incelendi.
Daha önce kanser geçmişi bulunmayan katılımcıların yaş ortalaması 56 olarak kaydedildi.
Katılımcıların hareketleri, yedi gün boyunca bileklerine takılan aktivite ölçerlerle takip edildi. Ardından sağlık durumları yaklaşık 12 yıl boyunca izlendi.
Araştırmacılar, 30 dakika veya daha uzun süren oturma dönemlerini "uzun süreli hareketsiz davranış" olarak değerlendirdi.
Her ek saatte ölüm riski yüzde 9 arttı
Araştırmanın sonuçlarına göre, gün içinde kesintisiz oturarak geçirilen her ilave saat, herhangi bir kanser nedeniyle hayatını kaybetme riskinin yüzde 9 artmasıyla ilişkilendirildi.
Kansere yakalanma riskinde yüzde 3, obezite ve tip 2 diyabetle ilişkili kanserlerin görülme sıklığında ise yüzde 5 artış tespit edildi.
Araştırmanın kıdemli yazarı ve Glasgow Üniversitesi epidemiyologlarından Frederick Ho, verilerin bir seferde 30 dakikadan uzun süre oturmanın daha yüksek kanser riskiyle bağlantılı olduğunu gösterdiğini belirtti.
Oturma süresini bölmek riski düşürebilir
Araştırmada, uzun süre oturmayı kısa hareketlerle bölen kişilerde daha olumlu sonuçlar görüldü. Kesintili oturulan her saat, kanserden ölüm riskinin yüzde 18, genel kanser görülme sıklığının ise yüzde 6 daha düşük olmasıyla ilişkilendirildi.
Obeziteyle bağlantılı kanserlerin görülme sıklığında yüzde 9, tip 2 diyabetle ilişkili kanserlerin görülme sıklığında ise yüzde 10 daha düşük oran tespit edildi.
Ho, oturma süresini kısa bir yürüyüşle bölmenin dahi koruyucu olabileceğini belirterek hafif hareketlerin göz ardı edilmemesi gerektiğini vurguladı.
Bir saatlik oturma yerine hafif hareket
Araştırmadaki modellemeye göre, uzun süre oturarak geçirilen günlük bir saatin hafif fiziksel aktiviteyle değiştirilmesi; kanserden ölüm riskinin yüzde 12, kansere yakalanma riskinin ise yüzde 6 daha düşük olmasıyla ilişkilendirildi.
Araştırmacıların bulguları, yalnızca gün boyunca toplam oturma süresinin değil, oturmanın ne kadar süre kesintisiz sürdüğünün de sağlık açısından önemli olabileceğine işaret etti.




