bitlis haber portalı

Okan ARSLAN

1994 yılında Adilcevaz’da doğdum. İlk-Orta ve Lise öğrenimimi Adilcevaz’da tamamladım. 2013 yılında Afyon Kocatepe Üniversitesi Sosyal Bilgiler Öğretmenliğine başladım ve 2.sınıf öğrencisiyim. Genel olarak Güncel konular, Denemeler, Felsefe, Din ve Toplum Yapıları ve Düşünce Akımları üzerine yoğunlaşmaktayım.

Toplum ve Siyaset

Toplum ve siyaset eskiden olduğu gibi günümüz dünyasında da birbirlerini güçlü bir şekilde etkileyen ve şekillendiren güçlü olgulardır.

A
a

İç içe girmiş,büyük ölçüde bütünleşmiş ve neredeyse birlikte telafuz eder hale gelen iki tane özel kavram…
 
Öyle ki sosyal yaşantının olduğu her alandan tutun da statik toplum birimlerinin faaliyet sahalarına kadar birbirlerini etkilemiş ve muhakkak ki belli ölçüde dizayn etmiştir.
 
Bu denli tanımlamalar ışığında ele almamız gereken şeyler olduğunu ve farklı bir perspektifle cevaplamamız gereken sorular olduğu kanısındayım. Belki işin omurgasından başlayıp şu iki tane soruya cevap bulabiliriz.

Birinci sorumuz toplumun bu kadar nüfuz eden siyasetin niteliği nedir?
İkinci sorumuz ise toplum yoğun olarak nüfuz ettiği özellikle sıcak siyasetin bizzat inşasını üstlenmiş konumda mı?
 
Nitelik sorusundan yola çıkacak olursak;aslında siyasi nitelikten bahsedilmeyeceği gibi tam anlamıyla ‘’niteliksizlikten’’ ,iş göremez ve toplum ihtiyacına binaen sürdürülen bir siyaset söz konusu değildir. Çünkü yerleşim alanlarının en küçük birimine kadar sirayet eden siyasi nitelik(niteliksizlik) tamamen uyutma,yanıltma ve yönlendirme politikasıdır.
 
İkinci soruya baktığımız da ise; toplum karşısına bazı söylemler konulmuştur.’’ Milli irade’’,’’Doğrudan seçim’’ ve ‘’halkının kendini yönetmesi’’ gibi…
 
Ve algılar oluşturularak toplum gerek siyasi arenada gerekse toplumsal faaliyetlerin belirlenmesinde birebir söz sahibiymiş gibi gösterilir.
 
Durumu biraz irdelediğimizde bu söylemlerin bir tür ayaklar havada slogan olarak kaldığını ve raflarda toz bulutlar içinde kaybolduğunu rahatlıkla görebiliriz. Nasıl mı? Mesela biraz daha somutlaştırdığımızda doğrudan seçimi toplum değil parti yönetimlerinin çoğu zaman siyasi istikballerinin doğrudan seçimidir. Milletvekillerini kendileri belirler,ideolojilerine paralel olarak yukarıdan halka dikte ederler. Bir diğer adımda ise milli iradenin tecelli ettiği hiçbir yerde savaş,yoksulluk,ayrışma vb. kavramlardan söz edilemez. Çünkü bunları belirleyen milli irade değil bunun arkasına sığınan pragmatistlerdir.
 
Hal böyle olunca ortaya net cevaplar çıkmakta. Yani siyaset inşasını toplum üstlenmiş görünse de bunun gerçek anlamda inşasını üstlenen ve şekillendiren bizzat oligarşik sınıf anlayışıdır.
 
Dizayn edilen ilişkinin realiteden kopuk olduğunu ortaya çıkan tabloda görebiliriz. Ortaya çıkan tablo da oligarşinin her dönemde kendini gösterdiğidir. Toplumun orta ve alt tabakaları daha çok merdiven durumuna düşürülmüştür. Böyle olunca toplumun toplum-siyaset ilişkisi içinde ihtiyaçları ve faaliyetleri görünmeyen eller tarafından belirlenmiştir.
 
İşte bu iki soru-cevap bağlamında toplum ve siyaset ilişkisine başka bir boyutta bakılabilir. Onların bu boyut en azından asgari ölçüde bir şeyleri anlayabilmemize yardımcı olmuştur.

1000
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
icon
Hşmbğa 18 Temmuz 2015 14:18

OKAN bey söylemleriniz çok doğru . Muhakkak ki bu noktadan sonra başta ben olmak üzere bütün insanların ortak paydası olan ya da olması gereken farkındalık duygusunu artık somut kalıplara dökmemiz gerek.. Ayrıca çok beğenerek okuduğumu söylemem gerek takip edeceğim bütün yazılarınızı ...

0 0 Cevap Yaz
arşiv HABER ARŞİVİ
Haber İhbarı
Nöbetçi Eczaneler

Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Siteadi harici linklerin sorumluluğunu almaz.