Hangi Yoğurt Türleri Sağlığa Daha Faydalı? Uzmanlar Açıklıyor
Yoğurt uzun yıllardır sağlıklı beslenmenin önemli parçalarından biri olarak görülüyor. Ancak uzmanlar, sağlık yararlarından söz ederken yüksek şeker içeren ve çeşitli tatlandırıcılarla zenginleştirilmiş hazır yoğurtları değil, doğal ve sade ürünleri işaret ediyor.
Araştırmalara göre sade yoğurt, süzme yoğurt ve kefir gibi fermente süt ürünleri, daha düşük vücut ağırlığı ve daha iyi genel sağlık göstergeleriyle ilişkilendiriliyor. Bilim insanlarının sağlık etkilerini inceleyen çalışmalarında da genellikle canlı ve aktif kültürler içeren yoğurtlar değerlendiriliyor.
Uzmanlar, tüketicilerin yoğurt satın alırken ambalaj üzerindeki içerik bilgilerini dikkatle incelemesi gerektiğini belirtiyor. Canlı ve aktif kültürler içeren, ilave şeker oranı düşük olan ve yeterli protein sağlayan ürünler ön plana çıkıyor. Bitki bazlı alternatiflerde ise kalsiyum, D vitamini ve iyot gibi besin öğeleriyle zenginleştirilmiş seçeneklerin tercih edilmesi öneriliyor.
Yoğurt Enflamasyonu Azaltabilir Mi?
Bazı bilimsel çalışmalar, canlı kültür içeren yoğurtların vücuttaki enflamasyon göstergelerinin azalmasına katkı sağlayabileceğini ortaya koyuyor. Wisconsin-Madison Üniversitesi Gıda Bilimi Profesörü Bradley Bolling tarafından yürütülen araştırmalarda olumlu sonuçlar elde edildi. Ancak uzmanlar, bu etkinin hangi bileşenden kaynaklandığının henüz netleşmediğini vurguluyor.
Lancaster Üniversitesi'nden biyomedikal uzmanı Dr. Rachael Rigby de yoğurt tüketiminin sağlık üzerindeki uzun vadeli etkilerini araştırdı. Rigby'nin çalışmaları, laktozu fermente eden bakteriler içeren yoğurtların düzenli tüketiminin meme kanseri riski üzerinde olumlu etkiler yaratabileceğine işaret ediyor. Ancak araştırmacılar, kesin sonuçlara ulaşmak için daha fazla çalışmaya ihtiyaç olduğunu belirtiyor.
Tip 2 Diyabet Riskini Azaltabilir
Yoğurt tüketimi ile tip 2 diyabet arasındaki ilişki de bilim dünyasının dikkatini çekiyor. 2017 yılında yayımlanan ve 13 farklı çalışmayı inceleyen bir araştırma, düzenli yoğurt tüketen kişilerde tip 2 diyabet gelişme riskinin daha düşük olabileceğini ortaya koydu.
2022 yılında yapılan başka bir inceleme ise günlük tüketilen her 50 gram yoğurdun, tip 2 diyabet riskinde yaklaşık yüzde 7'lik bir azalma ile ilişkili olabileceğini öne sürdü. Araştırmacılar, bu etkinin yoğurtta bulunan bazı yağ asitlerinden kaynaklanabileceğini değerlendiriyor. Çalışmalarda özellikle düşük yağlı yoğurtların daha fazla fayda sağlayabileceği belirtiliyor.
Kilo Kontrolüne Katkı Sağlayabilir
Yoğurdun kilo verme üzerindeki etkisi uzun süredir araştırılıyor. Çok sayıda çalışma, düzenli yoğurt tüketiminin daha düşük vücut kitle indeksi (VKİ) ve daha düşük kilo ile bağlantılı olduğunu gösteriyor.
2015 yılında yayımlanan kapsamlı bir araştırma da düzenli yoğurt tüketen bireylerde kilo ve VKİ değerlerinin daha düşük olduğunu ortaya koydu. Ancak uzmanlar, yoğurdun tek başına mucizevi bir çözüm olmadığını, dengeli beslenme ve fiziksel aktiviteyle birlikte değerlendirilmesi gerektiğini hatırlatıyor.
Yoğurt Alırken Nelere Dikkat Edilmeli?
Uzmanlar, marketten yoğurt satın alırken şu kriterlerin göz önünde bulundurulmasını öneriyor:
- Canlı ve aktif kültürler içermesi
- İlave şeker miktarının düşük olması
- Yeterli protein sağlaması
- Kalsiyum açısından zengin olması
- Bitki bazlı ürünlerde D vitamini ve iyot takviyesi bulunması
- Doymuş yağ oranının kontrol edilmesi
Tatlandırılmış yoğurtların tamamen kaçınılması gereken ürünler olmadığı belirtilirken, bunların bir sağlık ürünü yerine tatlı veya atıştırmalık olarak değerlendirilmesi gerektiği ifade ediliyor. Uzmanlara göre sağlık açısından en güvenilir tercih, sade ve şekersiz yoğurtlar olmaya devam ediyor.