Er, tedavi sürecinde görev yapan hekimlere, hemşirelere ve tüm sağlık çalışanlarına teşekkür ederken, hastanenin fiziki kapasitesi ve teknik altyapısının güçlendirilmesi gerektiğini ifade etti.
Er, hematoloji servisinde görev yapan sağlık çalışanlarının özverili çalışmalarına dikkat çekerek, gösterdikleri ilgi, yakın takip ve insani yaklaşımlar sayesinde hastaların kendilerini güvende hissettiklerini belirtti.
Tek kişilik odalar hayati önem taşıyor
ALL gibi bağışıklık sistemini ciddi şekilde baskılayan hastalıklarda enfeksiyon riskinin oldukça yüksek olduğuna işaret eden Er, şunları söyledi:
“ALL gibi bağışıklık sistemini ciddi şekilde baskılayan hastalıklarda enfeksiyon riski oldukça yüksektir. Bu nedenle bu tür hastaların mümkün olduğunca tek kişilik odalarda tedavi görmesi, enfeksiyon riskinin azaltılması açısından büyük önem taşımaktadır. Buna rağmen aynı odada birden fazla hastanın tedavi görmek zorunda kalması hem sağlık açısından risk oluşturmakta hem de hastaların moral ve psikolojik durumunu olumsuz etkilemektedir.”
Bölgenin yükünü taşıyan hastane güçlendirilmeli
Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Dursun Odabaş Tıp Merkezi'nin yalnızca Van'a değil, Bitlis, Muş, Hakkâri ve çevre illere de hizmet verdiğini hatırlatan Er, özellikle hematoloji ve onkoloji gibi kritik branşlarda hastanenin modern teknolojiyle donatılmış güçlü bir altyapıya kavuşturulmasının önemine dikkat çekti.
Er, “Ülkemizin doğusunda yaşayan vatandaşlar olarak sağlık hizmetlerinde ikinci planda kalmayı artık kabul etmiyoruz. Anayasamızın güvence altına aldığı eşit vatandaşlık ilkesi gereği, Doğu Anadolu’da yaşayan her vatandaş da ülkemizin batısında yaşayan vatandaşlarla aynı standartlarda sağlık hizmeti alma hakkına sahiptir.” dedi.
Kanser hastalarının tedavi için yüzlerce kilometre uzaklıktaki illere gitmek zorunda kalmasının hem maddi hem de manevi açıdan büyük mağduriyet oluşturduğunu belirten Er, bunun kabul edilemez olduğunu dile getirdi.
“Yetki ve sorumluluk sahibi olan herkese vicdani bir çağrıda bulunuyoruz.” diyen Er, “Bu eksikliklerin giderilmesi için gerekli imkânların sağlanabileceğine inanıyoruz. O hâlde bu yatırımlar neden ertelensin? Neden hastalarımız ve aileleri bu yükü taşımaya devam etsin? Hiç kimse, şifa bekleyen insanların ve ailelerinin bedduasını alacak bir ihmale sebebiyet vermemeli; kul hakkının ne kadar ağır bir sorumluluk olduğunu unutmamalıdır.”
“Bölgemiz adına beklentimiz nettir.”
Er, “Batı illerindeki üniversite hastanelerinde bulunan modern fiziki altyapının, ileri teknoloji tıbbi cihazların, donanımlı tedavi ünitelerinin ve güçlü sağlık yatırımlarının vakit kaybedilmeksizin bölgemize de kazandırılmasıdır. Bu bir ayrıcalık talebi değil, Anayasamızın güvence altına aldığı eşit vatandaşlık hakkının doğal bir gereğidir.” diye konuştu.
Er, açıklamasının devamında şöyle konuştu:
“Tanı ve tedavide kullanılan tüm cihazların, laboratuvar altyapısının ve tıbbi ekipmanların en güncel standartlarda eksiksiz şekilde hizmet vermesi, hem tedavinin başarısını artıracak hem de hastalarımıza güven verecektir. Bölgemizde yaşayan hiçbir hasta, “Acaba il dışına gitmek zorunda kalır mıyım?” endişesi yaşamamalıdır. Hedefimiz, hastalarımızın ihtiyaç duyduğu tüm sağlık hizmetlerine kendi bölgesinde, güvenle ve en yüksek standartlarda ulaşabilmesidir.”
Konunun hekim veya sağlık çalışanlarını eleştirmek olmadığını vurgulayan Er, yetkililere çağrıda bulunarak “Bu açıklamanın amacı hiçbir hekimimizi veya sağlık çalışanımızı eleştirmek değildir. Tam aksine, onların büyük fedakârlıklarla yürüttükleri bu kutsal görevin daha güçlü fiziki şartlar, modern teknoloji ve yeterli imkânlarla desteklenmesini talep etmektir. Başta Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Rektörlüğü olmak üzere, Sağlık Bakanlığımızı ve ilgili tüm kurumlarımızı; Hematoloji Servisinin fiziki kapasitesinin artırılması, enfeksiyon riski yüksek hastalar için tek kişilik odaların yaygınlaştırılması, modern tıbbi cihaz ve ekipman eksikliklerinin giderilmesi ve hastanemizin bölgeye yakışır standartlara ulaştırılması için ivedilikle gerekli adımları atmaya davet ediyoruz.” İfadelerini kullandı.
Er, açıklamasını, "Çünkü sağlık ertelenemez. Umut ertelenemez. İnsan hayatı ertelenemez." sözleriyle tamamladı.