Şırnak'tan Zonguldak'a fındık toplamak için giden ailelerin saldırıya uğraması, tam da böyle bir durumdur. Bu insanlar oraya kavga etmeye değil, çalışmaya, ekmeklerini kazanmaya ve aynı zamanda bölgedeki insanların işlerini görmeye gitmişlerdir.
Ne yazık ki yıllardır ekonomik ve istihdam başta olmak üzere geri bırakılan bölgemizden aileler, bir lokma ekmeğini kazanmak için batı illerine, Karadeniz, İç Anadolu, Akdeniz, Ege bölgelerine mevsimlik işçi olarak gitmek zorunda kalıyor.
Hem çile çekiyorlar hem de yer yer saldırıya maruz kalıyorlar. Özellikle çocuklara yönelik saldırının altını çizmek gerekiyor. Hangi gerekçeyle olursa olsun çocuklara saldırmak normal bir davranış değildir. Bunu herhangi bir siyasi veya ideolojik gerekçeyle açıklamak da mümkün değildir. Bu, ciddi bir nefret ve düşmanlık anlayışının sonucudur.
Üstelik kardeşliğin daha fazla zikredildiği, terörsüz bir ülke hedefinin gündemde olduğu bir süreçten geçtiği bir dönemde böyle bir saldırının yaşanması ayrıca düşündürücüdür.
Bir tarafta yıllardır toplumun farklı kesimleri arasındaki ayrılıkları azaltmak, kardeşliği güçlendirmek ve yeni bir dönem oluşturmak için konuşmalar yapılıyor. Diğer tarafta ise insanların kimlikleri üzerinden saldırıya uğradığı olaylarla karşılaşıyoruz.
Ancak burada önemli bir noktayı da özellikle belirtmek gerekiyor. Bu saldırıyı bütün Karadenizli kardeşlerimize mal etmek doğru değildir. Kendisini taşımayan birkaç ruh hastasının yaptığı saldırı nedeniyle bir bölgenin insanlarını suçlamak da aynı yanlış anlayışın başka bir biçimi olur.
Karadenizli kardeşlerimize de burada önemli bir sorumluluk düşüyor. Kendi içlerinden çıkan ve kardeşliğimizi zedeleyen bu tür ırkçı anlayışlara karşı tavır koymaları gerekiyor.
Devlete düşen görev ise bellidir. Bu saldırıyı gerçekleştirenler bir an önce tespit edilmeli, hukuk önüne çıkarılmalı ve hak ettikleri cezayı almalıdır. İnsanların çalışmak için gittikleri yerde can güvenliklerinden endişe etmelerine izin verilmemelidir.
Çünkü bugün Şırnak'tan Zonguldak'a giden aileler hedef alınırsa, yarın başka bir şehirden başka bir şehre çalışmaya giden insanlar da aynı tehditlerle karşı karşıya kalabilir.
Bugün yapılması gereken, olayı büyütmek veya toplumlar arasında yeni bir düşmanlık oluşturmak değil, saldırının faillerini cezalandırmak ve bölgeye çalışmaya giden insanların güvenliğini sağlamaktır.
Saldırıya uğrayan kardeşlerimize tekrardan geçmiş olsun dileklerimizi iletiyor, bu tür ırkçı saldırıların bir daha yaşanmamasını temenni ediyorum. Selam ve dua ile…




