Bitlis’in Tatvan ilçesinde Kudüs’e gönül veren vatandaşlar bir araya geldi. Filistin Parkı’nda düzenlenen programda, Siyonist yayılmacılığa karşı vahdet mesajları verilirken; Gazze, Lübnan, Yemen ve İran’a yönelik saldırılara karşı uluslararası kamuoyuna sert tepki gösterildi.
Program, Enes Ece’nin Kur’an-ı Kerim tilaveti ile başladı. Ellerin semaya açıldığı, dillerin dua ile birleştiği meydanda vatandaşlar, ellerinde Filistin bayraklarıyla işgale karşı tek ses oldu.
Platform adına açıklamayı okuyan eğitimci Yücel Oktay, Kudüs’ün yalnızca bir toprak parçası değil, İslam ümmetinin ortak mirası ve ilk kıblesi olduğunu vurguladı.

"Arz-ı Mev’ud" Tehlikesine Dikkat Çekildi
İşgalcilerin saldırganlığının bir "güvenlik" meselesi olmadığını ifade eden Oktay, "Bu, 'Arz-ı Mev’ud' hezeyanıyla bölge ülkelerini zayıflatma ve köleleştirme operasyonudur. Siyonist akıl, kendi güvenliğini komşu ülkelerin yıkımında aramakta; Gazze’den Lübnan’a, Suriye’den İran’a kadar tüm coğrafyayı bir ateş çemberine sürüklemektedir." dedi.

"Küfür Tek Bir Millettir"
Konuşmasında emperyalist güçlerin ittifakına değinen Oktay, Siyonist çetenin arkasındaki asıl güçlere dikkat çekti. Amerika ve İngiltere’nin lojistik ve diplomatik desteği olmadan bu zulmün sürdürülemeyeceğini belirterek; "Dün Balfour Deklarasyonu ile Filistin’i peşkeş çeken İngiltere, bugün de istihbarat desteğiyle bu kanlı ittifakın ortağıdır. Tarih bir kez daha göstermiştir ki; küfür tek bir millettir." ifadelerini kullandı.

İnsani Dram ve Küresel Sessizlik
Gazze’nin tarihin en büyük toplu mezarlığına dönüştürüldüğü, Yemen’de çocukların açlıktan öldüğü ve Lübnan’ın ekonomik ambargolarla dize getirilmeye çalışıldığı hatırlatan Oktay; Batılı güçlerin İslam coğrafyasını zayıflatmak için tek vücut hareket ettiği, ancak Müslümanların kendi aralarındaki ihtilaflar nedeniyle bu kuşatmaya karşı yeterince güçlü bir duruş sergileyemediğini belirtti.

Vahdet ve Ekonomik Boykot Çağrısı
Basın açıklamasının sonuç kısmında kurtuluşun ancak birlik ile mümkün olduğu vurgulayan Oktay, Mezhebi ve siyasi ayrılıkların Siyonist kurşunlardan daha yıkıcı olduğu belirtilerek şu üç madde üzerinde durdu: Vahdetin şart olduğu, mazlum halklarla tam dayanışma sergilenmesi gerektiği ve Siyonizm destekçisi ABD, İsrail ve İngiltere menşeli ürünlere yönelik sürdürülebilir bir ekonomik boykotun hayati önemi.
Programın yapılan dualarla sona erdi.




