Bir asırdır bu coğrafyada verilen eğitim sistemi, toplumu inancından uzaklaştırmanın saç ayakları üzerine bina edilmiş durumda. Topluma giydirilmeye çalışılan bu deli gömlek toplumun ne inancıyla ne örf ve adetiyle uyuşmuyor. Müslüman halka dayatılan Batı kültürünün neticesi, ahlaktan, edepten, merhametten yoksun bireylerin yetişmesi oldu.
Dayatılan eğitim sistemiyle insani değerlerden uzaklaşan bir nesil yetiştirildi. Canavarlaşan, merhamet duygularını kaybeden, egosunu tatmin etmek adına hiçbir değeri göz önünde bulundurmayan bir toplum oluşturuldu.
Sadece bilgi öğrenmeyle kodlanan, kendisinden bir başarı beklentisi içerinde bulunulan bu nesil, fıtri değerlerine düşman olarak yetiştirildi. İnsani ve İslami değerlerinden uzaklaşan bu nesil, ahlaksız dizilerle maneviyatsızlaştırılırken, mafyavari filmlerle de canavarlaştırıldı. Dizilerle, sosyal medya platformlarıyla, içkiyle, kumarla, farklı programlarla, etkinliklerle, Batı’dan ithal edilen sözleşmelerle bir yandan aile kurumu yıkılırken; bir yandan da mafya filmleriyle sokak kabadayılarıyla gençler rayından çıkarıldı.
Akşam mafya filimler izleyen gencecik fidanlar, sabah okullarda, sokaklarda haraç kesmeye, adam vurmaya…yeltendiler.
Fırında ekmeğe ulaşır gibi sokaklarda uyuşturucuya, silaha ulaşabiliyor. Bu gençler silaha bu kadar kolay nasıl ulaşabiliyor? Bu silahları nereden rahatlıkla temin edebiliyorlar? Bu kadar gaddarca bir eylemi nasıl rahatlıkla gerçekleştirebiliyorlar?
Elbette ki toplumda her bireyin başına bir polis dikilemez. Bu sadece polisi tedbirlerle de önlenilebilecek bir durum değildir. Bunun önüne geçebilmenin en önemli yolu aileden başlayıp, okul ile devam eden ahlaklı bir eğitim sistemiyle ancak mümkün olabilir.
Devlet olarak, millet olarak, eğitim sistemimizi, TV programlarımızı, dizilerimizi, sosyal medya platformlarımızı yeniden gözden geçirmeliyiz. Neslimizi ifsat eden her türlü festivallerin, etkinliklerin önüne geçmeliyiz. Gençlerimizi tarihinden, değerlerinden ve özünden uzaklaştıran tüm materyaller yeniden gözden geçirilmelidir.
Bunları tamamını yaparken, bu gençler, bu nesil nasıl bu hale geldi? Bu gençler nereye gidiyor diye serzenişte bulunmayalım. Bu gençleri, bu nesli buraya nasıl sürükledik diye kendimizi hesaba çekelim. Gençlerimiz ne kadar suçluysa, onları bu hale getiren bizler daha çok suçluyuz. Eğer tüm suçu gençlere yüklersek, bir adım ileri gidemeyiz.
Tekrardan Siverek’te, Kahramanmaraş’taki menfur saldırıda hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet, yaralılara acil şifalar, ailelerine sabır diliyorum. Selam ve dua ile…