Tatvan sahilindeki bir kafede gerçekleştirilen tanışma ve istişare programıyla başlayan organizasyon, daha sonra Tatvan Halk Eğitimi Merkezi Konferans Salonu'nda devam etti. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı'nın okunmasının ardından programın açılış konuşmasını yapan Şehit Gazi-Sen Eğitim Sendikası Genel Başkanı Tayyip Dalgın, toplantının yalnızca sendikal meselelerin ele alındığı bir organizasyon olmadığını belirterek, "Bugün burada sadece bir sendikal faaliyet gerçekleştirmiyoruz. Büyük Türkiye'nin eğitim vizyonunu hep birlikte inşa etmek için bir araya geldik." dedi.

Sendikanın, eğitim çalışanlarının haklarını savunmanın yanı sıra eğitim politikalarına katkı sunan, fikir üreten ve değişen dünya şartlarına uyum sağlayan bir anlayış benimsediğini söyledi.
Milli ve manevi değerlere bağlı nesiller yetiştirmenin önemine değinen Dalgın, eğitim çalışanlarının hak ve hukukunu korumanın sendikanın temel öncelikleri arasında yer aldığını vurguladı. Öğretmenden hizmetliye kadar eğitim camiasındaki tüm çalışanların daha iyi sosyal ve ekonomik şartlara kavuşması için mücadele ettiklerini dile getirdi.

“Bizler bu sendikanın çatısı altında toplanırken omuzlarımızdaki yükün farkındayız.” Diyen Dalgın şunları söyledi:
“Misyonumuz, bize bu vatanı ve mesleği emanet edenlere de borcumuz vardır, özellikle şehit gazi yakınları için, kamu kurumlarında çalışanlarla alakalı. Hak ve hukukun teminatı olmak, öğretmenlerimizin memurumuza, teknisyenimizden hizmetlimize kadar tüm eğitim çalışanlarının sosyoekonomik şartlarını iyileştirmek, hak gasplarına karşı hukuki ve eylemsel en büyük kalkanımızdır. Değerli arkadaşlar, biz aynı zamanda vefa ve değerler sendikacılığı yapmaktayız. Kamu kurumlarında görev yapan şehit gazi yakınlarımızın eğitim camiası içindeki haklarını titizlikle korumak, onlara yalnız olmadıklarını hissettirmek için bütün gücümüzle mücadele etmek zorundayız. Çünkü bu vatana bedel ödenmiş kahraman şehitlerimizin, gazilerimizin ismini alan bir sendika, öncelikle tüm şehitlerimizin çocuklarına, gazilerimizin kendilerine, yakınlarına kamusal alanda sahip çıkma zorunluluğu vardır.”

Dalgın, sözlerine şöyle devam etti:
“Bizim sendikamız masa başında kurulan, ikbal kaygısıyla yön çizilen, rüzgara göre savrulan tabela organizasyonlardan biri değildir. Bizim sendikamız eğitim camiasındaki her bir çalışanın hakkını, hukukunu, alın terini şehitlerimizin emanetine yakışır bir asaletle savunmaktır. Değerli arkadaşlar, bizim sendikal anlayışımız eğitimin her kademesinde liyakati, adaleti ve milli şuuru egemen kılmak; üyesine güven, muhatabına ciddiyet veren lider bir sendika olmaktır. Bizim davamız sıradan bir hak arama mücadelesi değildir. Biz omuzlarımızda taşıdığımız manevi yükün ağırlığını her saniye hissetmek zorundayız. Bizim sendikamız gecesini gündüzüne katan tüm yöneticileriyle beraber önceliği devlet olmuştur. Birinci sendikal anlayışı yine devlet olmuştur. Devlete sahip çıkmak, devletin kurumlarına sahip çıkmak, devletin kurumlarını milletin hizmetine sunmak için tüm gücünü kullanmıştır bugüne kadar, bugünden sonra da devam edecektir.” diye konuştu.





