Saadet Parti Genel Başkanı Mahmut Arıkan, temaslarda bulunmak üzere geldiği Bitlis'te Tatvan ilçesinde bir otelin kafeterya bölümünde 'Yerel Medya Mensupları, STK Temsilcileri ve Kanaat Önderleri' toplantısına katıldı. Burada açıklamada bulunan Arıkan, siyasetin Ankara'dan yapıldığında bir anlam ifade etmediği bilinciyle hareket eden siyasi bir parti olduklarını ifade etti.

Milli görüşün 57 yılda Türkiye'yi yaşanabilir bir ülke kılmak, eski günlerdeki gibi yeniden büyük Türkiye'ye kavuşturmak, zulüm ve zalim düzeni yıkıp merkeze hakkın hakim olduğu yeni bir dünya kurabilmek için çalışma yaptıklarını kaydeden Arıkan, şunları söyledi:
"Geçen hafta Diyarbakır, Elazığ, Tunceli, Bingöl'ü ziyaret ettik. Orada hemşehrilerimizle bir araya geldik. Bu hafta yine Muş, Bitlis, Siirt, Batman ve Mardin'i ziyaret edeceğiz. Orada sizin gibi değer insanlarımızla bir araya gelip bizim anlatmamızdan ziyade sizlerin fikirlerini ben çok daha önemsiyorum. Partimizin ve ülkemizin gidişatı ve dünyada olup bitenlerle ilgili kanaatlerinizi ve öngörülerinizi bizimle paylaşırsanız değerli fikirlerinizden istifade etmiş oluruz."

Arıkan, "Birçok mesele olduğundan bahsediliyor. Elbette birçok mesele var ama bu meseleler parçalı meseleler değil. Yine yaşadığımız sorunlar da birbirinden bağımsız değil. Ne zaman ki bu meseleler ve sorunlar karşısında bütüncül bir anlayış ve yaklaşım ortaya koyabilirsek emin olun sorunların çok basit şekilde çözülebildiğini görebiliriz. Öncelikle şunu kabul etmemiz gerekiyor. İsrail tehdidi, İsrail'in ve Büyük Ortadoğu Projesi'nin ne anlam ifade ettiğini, İsrail Amerika ikilisinin bölgemiz ve Tatvanımız ile alakalı hangi planlar yaptığını ve neler yaparak hangi hedeflere ulaşmak istediğini kestirebilmek gerekiyor." diye konuştu.

Terör devleti İsrail'in, Fırat ile Nil arasındaki bütün toprakların kendisine ait olduğunu, siyonistlerin dışında bütün insanların kendilerine köle olarak yaratıldıklarını iddia ettiğini belirten Arıkan, sözlerine şöyle devam etti.şöyle devam etti:
"Yaptıkları mücadeleler karşısında finalde bütün insanların kendilerine köle olacaklarını, Mescid-i Aksa'yı yıktıktan sonra yerine Süleyman Mabedi'ni inşa edip dünyaya tahakkümlerini ilan edeceklerini ifade ediyorlar. Her yerde sorunlar var ancak Büyük Ortadoğu Projesi tehlikesini görmek zorundayız. Bazen diyorlar ki Amerika İran, Amerika, İsrail ve İran savaşında Türkiye nerede durmalı. Türkiye İran'ın taraftarı olmalı diyorlar. Türkiye İran taraftarı olmamalı, Türkiye, İran ile aynı tarafta olduğunu kabul etmeli. İsrail'in gözünde İran neyse Türkiye'de o. Büyük Ortadoğu Projesi planlamasında İran için neyi düşünüyorlarsa Türkiye içinde aynısını düşünüyorlar. Projenin planlanmasında Türkiye ile İran'ın hiçbir farkı yok."

Amerika'nın, İran'a müdahale ederken 'bölgeye insan hakları, özgürlükleri ve demokrasiyi getireceğiz, İran kadın haklarına yeterince değer vermiyor bunları düzelteceğiz' dediğini anımsatan Arıkan, şunları aktardı:
"Neticede ne oldu. Kan kokan topraklar kaldı. Amerika, İran'da ilk saldırıları nükler santrallere komuta kademesine, devlet yöneticilerine yapmadı, kızların bulunduğu liseye yaptı ve 175 kız çocuğunu gözünü kırpmadan katletti. Bunu eptiende gördük. Bunların sapkın inancı gereği bir yeri işgal etmek istediklerinde ve savaşa başlamak istediklerinde işe kız çocuklarından başlıyorlar. Bugünlerde bir hikaye var. Türkiye süreci çok iyi yönetti, tarafsız kaldı, kazasız belasız süreci atlattı. Bugün kazasız belasız atlattık diye düşündüğünüz hadise yarın ayaklarımıza dolanacak."

İşgalcilerin sadece güçten anladığını, uluslararası hukuk ve anlaşmaların hiçbir hükmünün olmadığını kaydeden Arıkan, "Trump, 'ateşkes imzaladık' diyor. Netanyahu iki saat sonra çıkıyor 'Lübnan dahil değil' diyor ve birkaç saat içinde Lübnan'ı bombalayarak çok sayıda insanın katledilmesine vesile oluyor. Akşamda Trump ateşkes anlaşmasından geri çekilmesine vesile kılıyor. Biz kendi birliklerimizi kuramadığımız ve bizim gibi düşen insanlarla kurduğumuz önemli ittifakları canlandırmadığımız müddetçe bu tehlikeleri konuşmaya devam edeceğiz." dedi.

Hürmüz Boğazı'nın ne kadar kıymetli olduğunu bu savaşta gördüklerini belirten söyleyen Arıkan sözlerini şöyle tamamladı:
"Tabiri yerindeyse savaşın kaderini Hürmüz Boğazı değiştirdi. İran, boğazı kapattı sistemi kilitledi. Büyük Ortadoğu Projesi'ni anlamadan ve bunun şifresini çözmeden İran meselesini bugün okuyamayız. Birileri çıkıyor yok mezhep meselesi, yok İran şöyle böyle yaptı. Hadi oradan. Siyonizmin bölgemizde tuzak kurmayla alakalı yapmış olduğu planlardan sadece biri. Amerika'dan bize dost ve müttefik olmaz. Nereye ve hangi coğrafyaya gittiyse kan ve göz yaşı götürdü. Nereden ayrıldıysa oraya kan kokan topraklar bıraktı. Demokrasi, barış ve huzur götürdüğü tek bir coğrafya yok. Bu noktada ülke olarak çok daha dikkatli olmak ve doğru adımlar atmak mecburiyetindeyiz."
Program katılımcıların soru ve cevaplarının ardından son buldu.
Toplantıya, partililer, sivil toplum kuruluşu temsilcileri ve kanaat önderleri katıldı.






