Kültür Sanat

Osmanlı tokadı nedir? Gerçekten öldürücü müydü?

Osmanlı tokadı, halk arasında Osmanlı askerlerinin yakın dövüşte kullandığı çok güçlü bir tokat tekniği olarak bilinir.

Rivayetlere göre özellikle savaş sırasında silahsız kalınan durumlarda düşmanı etkisiz hale getirmek amacıyla kullanıldığı anlatılmaktadır. Bu kavram zamanla Osmanlı gücünü ve savaşçılığını simgeleyen bir ifade haline gelmiştir.

Tarihsel gerçekler ve rivayetler

Osmanlı tokadıyla ilgili anlatıların önemli bir bölümü sözlü kültüre ve halk arasında aktarılan hikâyelere dayanmaktadır.

Osmanlı askerlerinin çocukluktan itibaren mermer tokatlayarak eğitim aldığı veya yalnızca belirli birliklerin bu konuda özel eğitim gördüğü yönündeki iddiaları doğrulayan güçlü tarihî belgeler sınırlıdır. Bu nedenle söz konusu anlatımların bir kısmı tarihsel gerçeklerden çok efsane niteliğinde değerlendirilmektedir.

Osmanlı tokadı ismi nereden gelmektedir?

Osmanlı tokadı, silahsız bir savaş sanatı olarak literatürde yerini almıştır. Ancak bu kavramın ne zaman ve nasıl ortaya çıktığı tam olarak bilinmiyor.

Bir rivayete göre Osmanlı'nın kurucusu Osman Bey'in bir tartışma sırasında hiddetlenerek attığı bir tokat sonucu, tokadı yiyen kişinin oracıkta ölmesi üzerine söylenmeye başlanmış olduğu iddia ediliyor.

Sadrazam Hafız Ahmed Paşa'nın kendisine saldıran iki yeniçeriyi iki tokatla öldürmesi...

Bazı tarihçilere göre ise Osmanlı tokadı, IV.Murad'ın 1632'deki ayak divanında, Sadrazam Hafız Ahmed Paşa'nın kendisine saldıran iki yeniçeriyi iki tokatla öldürmesinden gelmekte.

Kavram olarak ne zaman ortaya çıkmış olursa olsun, 'Osmanlı Tokadı' Osmanlı askerlerinin silahsız saldırı yada savunma konusunda her zaman kullandıkları ve geliştirdikleri bir vuruş türü olmuştur.

Etkili bir şekilde atıldığında öldürücü olabilen 'Osmanlı Tokadı' çıkardığı ses ve oluşturduğu basınç dolayısıyla da oldukça zarar verebiliyor, bunun yanında kulağa denk geldiğinde kulak zarını patlatabiliyordu.

El ve kolun açısız, omuzdan hızla hareketiyle hedeflenen noktaya elle yapılan temasla yapılır, en çok yüzün her iki yanına ve enseye, bilek veya dirsek kırılmadan omuzdan güç alınarak büyük bir hızla atılırdı.

Ancak asıl 'Osmanlı Tokadı' burnu hedef alacak şekilde yüzün tam ortasına, avuç içini germeden burun ucuna denk gelecek şekilde atılırdı.

Bu şekilde kafatasının göz çukurkarında kalan kısımları kırılarak beyne saplanır, böylece ölüme yol açardı.

Öldürücü olduğu iddiaları

Güçlü bir darbenin ciddi yaralanmalara neden olabileceği bilinse de, bir tokadın düzenli olarak ölümcül sonuçlar doğurduğu yönündeki iddialar tarihçiler tarafından kesin şekilde doğrulanmış değildir.

Uzmanlar, Osmanlı tokadına ilişkin anlatıların önemli bölümünün zaman içinde abartılarak efsaneleştirildiğini belirtmektedir.