Kars'ın kuzeyindeki yüksek bir tepe üzerinde bulunan Kars Kalesi, bulunduğu noktadan kentin önemli bir bölümünü görme imkanı sunuyor. Taş duvarları, burçları ve şehre hakim konumuyla dikkat çeken kale, yerli ve yabancı turistlerin uğrak noktaları arasında yer alıyor.
Kentin tarihi dokusuyla bütünleşen kale, özellikle yüksek kesiminden Kars'ı izlemek isteyen ziyaretçilerin ilgisini çekiyor. Kale çevresindeki tarihi yapılar ve şehrin kendine özgü dokusu, geçmiş ile günümüzün bir arada hissedilmesini sağlıyor.
Kars'a Gümüşhane'den gelen İbrahim Yıl, kaleyi beğendiğini belirterek, "Kars'ı gezmek için geldik, gece burada konakladık. Şimdi de Kars'ı geziyoruz. Buradan da Ani'ye geçmeyi düşünüyoruz. Şöyle belki de Türkiye'nin en iyi korunmuş kalelerinden birisi, daha önce gittiğimiz yerler bu kadar güzel muhafaza edilmemiş. Burası gayet güzel, tarihin izlerini yaşatan bir yer, şehrin dokusu güzel, güzel bir yer, ilk defa geldim beğendim" dedi.
İstanbul'dan Kars'a gelen Musa Mertel ise kente geldiğinde ilk olarak kaleyi ziyaret ettiğini ifade ederek, "Kale çok güzel, tam bir dağın tepesinde dik bir yamacın ortasında. Buraya çıktığımızda şehrin bütün manzarasını görebiliyoruz. İstanbul'dan sırf kale için geldim diyebiliriz. Kale'de Selçuklunun, Osmanlının ve nice medeniyetlerin izlerini görmek mümkün. Anlatılamayacak güzellikleri bulunuyor Kars'ın. Kalenin tarihi dokusu halen eskisi gibi korunuyor. İç manzarası, dış güzellikleri asırlardır sağlam bir şekilde duruyor" diye konuştu.
Yaklaşık 9 asırlık geçmişi var
Kars Kalesi'nin tarihi Saltuklular dönemine kadar uzanıyor. Güney sur duvarlarında bulunan kitabeye göre kale, 1152 yılında Saltuklu Sultanı Melik İzzeddin'in emriyle veziri Firuz Akay tarafından yaptırıldı.
Tarih boyunca savaşlar ve saldırılar nedeniyle birçok kez zarar gören kale, farklı dönemlerde onarımdan geçirildi. 1386 yılında Timur tarafından yıkılan Kars Kalesi, daha sonraki süreçte yeniden ayağa kaldırıldı.
Osmanlı döneminde yeniden inşa edildi
Kars'ın Osmanlı hakimiyetine geçmesinin ardından kentin stratejik öneminin artırılması amacıyla kapsamlı imar çalışmaları yapıldı. 1579 yılında Osmanlı Padişahı III. Murat'ın emriyle Lala Mustafa Paşa tarafından Kars Kalesi yeniden inşa edildi.
Bu dönemde kale ile birlikte kentte çok sayıda önemli yapı da inşa edildi. Kars, Osmanlı'nın doğudaki önemli merkezlerinden biri haline gelirken, kale de şehrin savunma sisteminin merkezinde yer aldı.
Kars Kalesi, sonraki yıllarda da savaşlardan etkilendi. 1606 yılında İran Şahı I. Abbas tarafından tahrip edilen kale, 1616 ve 1636 yıllarında onarıldı. 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı sırasında da zarar gören yapı, gerçekleştirilen onarımların ardından günümüze kadar ulaşmayı başardı.
Zirveden Kars manzarası
Kars Kalesi'ni ziyaret edenler, tarihi yapıyı gezmenin yanı sıra yüksek noktadan kenti seyretme fırsatı da buluyor. Kalenin yüksek kesimlerinden tarihi mahalleler, Kars Çayı çevresi ve şehir merkezindeki yapılar panoramik olarak izlenebiliyor.
Özellikle günün farklı saatlerinde taş duvarlara yansıyan ışık, kaleye farklı bir görünüm kazandırıyor. Bu özelliğiyle kale, hem tarih meraklılarının hem de Kars manzarasını izlemek isteyenlerin ilgisini çekiyor.
Kars'ın tarihine tanıklık ediyor
Kars Kalesi, yalnızca askeri amaçlarla kullanılan bir yapı olmanın ötesinde, kentin siyasi ve kültürel geçmişine de tanıklık ediyor. Saltuklulardan Osmanlı dönemine, Osmanlı-Rus savaşlarından günümüze kadar uzanan süreçte birçok tarihi olaya tanıklık eden kale, Kars'ın en önemli kültürel mirasları arasında bulunuyor.
Ani Ören Yeri, tarihi Rus yapıları, taş köprüleri, hamamları ve camileriyle öne çıkan Kars'ta kale de kentin tarihi zenginliğinin önemli parçalarından birini oluşturuyor.
Yaklaşık 9 asırlık geçmişiyle zamana meydan okuyan Kars Kalesi, taş duvarlarında taşıdığı tarih ve kente hakim konumuyla geçmiş ile bugün arasında adeta bir köprü kuruyor. Yüzyıllar boyunca birçok kez zarar görüp yeniden ayağa kaldırılan kale, bugün de Kars'ın simge yapılarından biri olarak ziyaretçilerini ağırlamaya devam ediyor.




