Dik Duran, Temiz Kalan, Umut Taşıyan Nesil Elif Nesli Geliyor
Dik Duran, Temiz Kalan, Umut Taşıyan Nesil Elif Nesli Geliyor
İçeriği Görüntüle

Her kış aynı manzara… Kapanan köy yolları, geciken ambulanslar, okula ulaşamayan öğretmenler, hastaneye varamayan hastalar, sobasında yakacak kalmayan yaşlılar. Haritalarda bir çizgi olan yol, kış geldiğinde bir kader çizgisine dönüşür. O çizginin ucunda ise çoğu zaman yalnızlık vardır.

Şehir merkezlerinde kar, romantik bir manzaradır. Fotoğraf olur, paylaşım olur, hatıra olur. Ama dağ başındaki bir köyde kar, sessizliktir. Sessizlik ise çoğu zaman çaresizliğin başka bir adıdır. Telefon çekmez, yol açılmaz, yardım gecikir. İnsan kendini unutturulmuş hisseder. En ağır olan da budur: Unutulmak.

Bu ülkede kış sürpriz değildir. Kar, takvimde yeri belli olan bir misafirdir. Buna rağmen her yıl aynı hazırlıksızlık, aynı şaşkınlık, aynı gecikme yaşanıyorsa burada mesele hava şartları değil, bakış açısıdır. Sorun karın yağması değil, kar yağmadan önce yapılmayanlardır.

Karla kapanan yollarda en çok aç kalan şey, umuttur. Çünkü umut, ulaşılabilirlik ister. Devletin, kurumların, yöneticilerin “buradayım” demesini ister. Bir yolun açılması sadece bir kepçenin işi değildir; o yol açıldığında bir çocuğun eğitime, bir hastanın hayata, bir ailenin güven duygusuna kavuşmasıdır.

Kış zor, coğrafya sert, şartlar ağır olabilir. Bunu inkâr etmiyoruz. Ama insan hayatı her şarttan daha ağırdır. Bir köye zamanında ulaşan ambulans, bir öğretmeni okuluna ulaştıran yol, bir yaşlının kapısını çalan yardım, devlet aklının en sessiz ama en güçlü cümlesidir.

Kar erir, yollar açılır. Bahar gelir. Ama o kış yaşananlar hafızada kalır. Kim geldi, kim gelmedi; kim duydu, kim duymadı… İnsanlar bunu unutmaz. Çünkü karla kapanan yollarda aç kalan umutlar, en zor tamir edilen yaralardır.

Ve şunu unutmamak gerekir: Yol açmak sadece asfaltı değil, gönülleri de açmaktır.
Kış geçer. Ama ihmal edilirse, umutsuzluk kalır.

Kaynak: HABER MERKEZİ