Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Safi Arpaguş, Adalet Bakanı Akın Gürlek, İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi ile Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş'ın da katıldığı "Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Koordinasyon Kurulu 19. Toplantısı"nda konuştu.
Ankara Hakimevi'nde gerçekleştirilen programda konuşan Arpaguş, "İslamiyet'e göre insanın eşref-i mahlûkat olduğunu, herhangi bir cinsiyet ayrımı olmaksızın tüm insanların aynı değeri verdiğini ifade etti.
"Allah katında daha değerli olmanın yegâne ölçüsü takvadır"
Arpaguş, "Allah katında daha değerli olmanın yegâne ölçüsü de takvadır, sorumluluk bilincidir. İnsan, Cenab-ı Hakk’ın muhatap kabul ettiği, onu akıl ve iradeyle donatarak kulluk emanetini yüklediği sorumlu bir varlıktır. İnsana yüklenen bu sorumluluğun sınırı ise ilahi adaletle çizilmiştir. Her insan, kendisine lütfedilen imkânlar, yetenekler nispetinde bu sorumluluğa sahiptir. İnsanın fıtratına ve mizacına göre vahiyle tespit ve tayin edilen söz konusu sorumluluklar ise peygamberler vasıtasıyla tüm insanlığa bildirilmiştir." diye konuştu.
"Adaletin ihmal edildiği yerde zulüm başlar"
Hazret, Adem'den Hazreti Muhammed'e (Sallalahu Aleyhi Vesellem) kadar tüm peygamberlerin yeryüzünde herkesin can, mal, akıl, onur ve mahremiyetini teminat altına alacak bir hayat nizamı kurmanın mücadelesini verdiklerini ifade eden Arpaguş, "Kur’an-ı Kerim ve sünnet-i seniyye, bunu, hayatın vazgeçilmez bir ilkesi olarak teklif etmektedir. Bu ilke ile çelişen, her türlü yaklaşımla mücadele etmeyi de insani bir görev olarak bizlere telkin etmektedir. Bu bağlamda bilhassa adalet ilkesi, insanın tüm varlık alemiyle ilişkilerinin nirengi noktasında yer alan bir husustur. Zira adalet terazisi bir kez şaştığında, orada hakkaniyetten, merhametten, şefkatten, iyilikten söz etmek mümkün olmayacaktır. Adaletin ihlal veya ihmal edildiği yerde zulümler, haksızlıklar ve kötülükler kaçınılmaz hale gelecek; şiddet ise içinden çıkılmaz bir sarmala dönüşecektir." şeklinde konuştu.
"Dünyanın birçok bölgesinde masum insanlar acımasızca hedef alınmakta"
Günümüzde adalete kasteden ve evrensel insani değerleri öteleyen mekanik ve faydacı bir yaklaşımın, bütün dünyayı etkisi altına aldığını aktaran Arpaguş, konuşmasını şu şekilde sürdürdü:
"Bunun sonucu olarak küresel bir sorun haline gelen şiddet ise din, dil, ırk ve cinsiyet gözetmeksizin bütün insanlığı tehdit edecek bir boyuta ulaşmıştır. Nitekim bugün tüm insanlığı yoran bir şiddet sarmalıyla karşı karşıyayız. Bundan en fazla da çocukların ve kadınların etkilendiğini görmekteyiz. Dünyanın birçok bölgesinde masum insanlar acımasızca hedef alınmakta; özellikle kadınlar ve çocuklar, vicdanları sızlatan uygulamalara maruz bırakılmaktadır. Zarafeti ve nezaketi en fazla hak edenlere reva görülen bu tutum, insanlığın bugünü ve geleceği açısından hayli endişe vericidir. Kadınların cinsiyet üzerinden bir ayrımcılığa tabi tutulması insanlık dışı bir tutumdur. Hangi sebeple ve kim tarafından yapılırsa yapılsın kadının onurunu rencide etmek ve ona yaşama hakkını bile çok görmek, bariz bir cahiliye adetidir. Bu durum insan onuruyla bağdaşmayan bir zihniyet bozukluğunun ve hastalıklı bir ruh halinin göstergesidir. Yüce dinimiz İslam, ister kadın ister erkek olsun herhangi bir insanın onurunu örseleyen ve şiddeti normalleştiren her türlü düşünce, anlayış ve yaklaşımı reddetmiştir. Özellikle kadına yönelik değersizleştirici söylem ve davranışları kesin bir dille yasaklamıştır."





