İran’ın tarihi zaferi, sessiz kalan ümmete armağan olsun

İşgalci ABD ve işgal çetesi, yaşadıkları hezimetin ardından İran ile ateşkes masasına oturmak zorunda kaldılar. Ebetteki bu zafer, evvela Allah’ın yardımı, müminlerin duası, imam Hamaney başta olmak üzere akan şehit kanları, İran halkının kenetlenmesi, füzelerin tahribat gücünün etkisiyle geldi.

250 yıllık ABD hegemonyası için bir devrin kapanışı, hezimet dolu yeni günlerin başlangıcı oldu. Bu yenilgi, tarihte yeni bir sayfanın açılmasına vesile olacak. İran’ı haritadan silmek ile başladılar, kendileri Orta Doğu’dan silindiler.

Hatırlayalım süreci İran halkına "yardım geliyor" diyerek başlattılar, ardından "rejimi devirme" hedefine doğru ilerlediler, "balistik füzeleri ve nükleer tehditleri ortadan kaldırmaya" geçtiler. “Hürmüz Boğazı’nı kontrol altına almak” ile iştahlandılar, “İran’ın petrolünü ele geçirmek” hayaliyle yol aldılar. Neticede varılan nokta, ateşkes masasında İran’ın tüm şartlarını kabul etmek oldu.

Askeri stratejisi olarak bölgedeki ABD varlıklarının yüzde 90’ı üsler, sistemler, savaş uçakları, insansız hava araçları ve bağlı ekonomik şirketler dahil olmak üzere yok edildi.

Körfez ülkelerinin ABD’ye yüz milyarlarca lira para akıtarak aldıkları silahları kullanmasını bilmedikleri ortaya çıktı. Modern hava savunma silahları ve teçhizatlar ile güç gösterisi yapan ABD ne kendini ne de körfez ülkelerini koruyamadı.

Hürmüz Boğazı’nın kontrolü tamamen İran’a geçti ve İran burayı artık bir gelir boğazına çevirdi. Orada geçen her gemi İran’a haber vermeli ve vergisini ödemelidir.
ABD’nin rejim değişikliği hayali ebediyen tarihin çöplüğüne gömüldü. Avrupa ülkelerinin ABD’ye ve onun başkanı pedofili sapkın Trump’a olan güveni kırıldı. ABD’nin Orta Doğu’daki jandarmalığı bitti. Dünya üzerinde güç dengeleri değişti. Çin ve Rusya ile birlikte İran yükselen bir güç haline geldi.

Nükleer uranyum zenginleştirmesi ve radarlara yakalanmayan çok başlıklı kıtalararası hipersonik füze üretimi konusunda, artık kimse İran’dan hesap soramayacak. Gazze başta olmak üzere Sünni dünyasına kimse yan gözle bakamayacak.

İran’ın 47 yıldır maruz kaldığı siyasi, askeri ve ekonomik ambargo kısmen de olsa kalkmış olacak. Herkes rahat bir şekilde İran ile ticaretini yapabilecek. İster Şii ister Sünni olsun, Müslümanlar arasında yaşanacak olan bir sıkıntının çözümü için navigasyondan adres aradığınızda konum Washington değil, Tahran gösterilecek.
Mescid-i Aksa’nın özgürlüğü ve hizmeti Hazreti Ömer döneminde Araplara, Selahaddin-i Eyyubi ile Kürdlere, Osmanlı ile Türklere inşallah İran vasıtasıyla Farslara nasip olacak.

Hürmüz Boğazı’na gelince; o da Çanakkale Boğazı gibi tarihsel stratejik bir öneme sahiptir. Bundan bir asır önce Anadolu’yu işgal etmek için gelen haçlı ittifakı Çanakkale’ye dayandığında ümmet bir bütün olarak savunma sathına geçmişti.

250 bin şehit verdiğimiz Çanakkale’de toprağa düşenlerin mezar taşlarında Tahran’dan, Yemen’den, Filistin’den, Suriye’den… gelenlerin isimleri yazılıyken, bugün Hürmüz Boğazı’nda toprağa düşenlerin mezar taşlarında sadece İranlıların olması ümmet olarak düştüğümüz zillet halini gösteriyor.

Bu zafer, bu zilletin sona ermesine vesile olur inşallah. İran, sadece emperyalistlere karşı zafer kazanmadı. Mezhepsel olarak kendisine düşmanlık yapanlara karşı da kazandı. Başarılarını örtbas ederek, Washington’dan, Tel Aviv’den canlı yayın yapıp, düşmanın hezimetini başarı olarak gösterenlere karşı da kazandı. Amerika kızmasın diye yuvarlak cümle kuranlara, üstü kapalı tehdit savunanlara karşı da kazandı.

Tüm yaşananlara rağmen İran, bu tarihi zaferi sadece Şİİ dünyasına değil, SÜNNİ dünyasına da armağan etti. Bu zaferi canı gönülden kutluyoruz. Bombalanmasın diye can feda köprülere akın eden kardeş İran halkının zaferini tebrik ediyorum. Enerji hatları, nükleer tesisleri petrol rafinelerinde nöbet tutan Zeyneb-i bacılarımın zaferini tebrik ediyorum. Modern uçaklara karşı elindeki ilkel silahla karşılık veren yaşlı amcaların zaferi mübarek olsun. Sahada malıyla, canıyla cihad eden Hizbullah’ın, Ensarullah’ın, Kassam mücahitlerinin zaferi kutlu olsun.

Bu zafer, duasıyla, maddi yardımıyla, her türlü gücüyle İran’ın yanında yer alan tüm İslam alemine armağan olsun. Selam ve dua ile…