Yaşanan katliam PKK/HDP merkezlerinden gelen çağrı sonrası vuku bulmuştu. Peki, aradan geçen 12 yılın ardından bir pişmanlık var mı, Kürd halkına verilen bir özeleştiri var mı? Cevap, koca bir hayır!
Tarihler 2014 yılının ekim ayını gösterdiğinde ve hem de bayram günlerinde, mağdur ve muhtaçları mutlu etmek için yola revan olmuş gencecik çocuklar katledildi, hem de en acımasız şekilde.
O meş'um günde katledilen, başta Yasin Börü olmak üzere tüm mazlumlar hayırla yâd edilip anılıyor. Yaralar kabuk bağlasa da acısı hala tazeliğini koruyor. Ancak insanlar hâlâ o karanlık günleri unutmamışken, barbar çeteleri sokağa çağıranlardan gelen mesajlar adeta acılara tuz basıyor.
6-8 Ekim katliamının yıl dönümünde özellikle de DEM Parti'den paylaşılan mesaj kamuoyunun büyük tepkisini çekti.
Malum partinin sosyal medya hesabından yapılan açıklamada; katliam, basit bir protesto gösterisi olarak nitelendirildi.
Açıklamanın devamında katliam sürecine dair açılan dava, "kumpas davası" olarak isimlendirildi. Bununla da kalınmayarak, yargı sürecinde suçlu bulunup ceza alanlar için "özgürlük" talep edildi.
'Toplumsal Barış'tan söz edilen mesajda, 6-8 Ekim'de toplumsal barışın nasıl sabote edildiğinden bahsedilmedi. Bilakis üzeri örtüldü.
Katliam öncesi Kandil'den ve HDP Genel Merkezinden gelen sokak çağrıları hiç yapılmamış gibi, "6-8 Ekim 2014’te yaşananların bütün yönleriyle aydınlatılması ve adaletin sağlanması, toplumsal barış ve demokratik bir gelecek için son derece önemlidir." mesajı paylaşıldı. DEM Parti'nin açıklaması kamuoyunun tepkisini çekti.
Toplumun aklıyla alay eder gibi, "Gerçeklerin ortaya çıkması" çağrısı yapan DEM, Yasin Börü'nün nasıl vahşice katledildiği gerçeğini görmezden geldi.
Hakikat, adalet ve özgürlükten söz edenler, aslında 6-8 Ekim sürecinde; hakikatin, adaletin ve özgürlüğün ölüm fermanını imzalamıştı. Fakat, 40 yılı aşkın bir zaman diliminde kan, kaos, şiddet ve terör ile gündem olan bir örgütün uzantılarından gelen hakikat ve adalet çağrıları Kürt halkına hiç de inandırıcı gelmiyor.
Bir de "özgürlük mücadeleleri" var! 40 yıl boyunca kendilerinden başkasına söz hakkı, siyaset hakkı, örgütlenme hakkı tanımayan bir örgütün paralel yapılanması bugün, özgürlük çağrısı yapıyor.
40 yıl önce Kürtlere özgürlük vadi ile yola çıkanların, 40 yılın sonunda geldikleri nokta artık Kürd halkı tarafından ciddi şekilde tartışılıyor.
Evet, DEM Parti 6-8 Ekim katliamının 12. yılında bir mesaj paylaştı. Bölge halkı bir özeleştiri beklerken, bırakın özeleştiriyi, pişkince "biz mağdur olduk" demeye getirdiler. Ancak DEM'in söz konusu mesajına sosyal medyada tepki yağdı…
X kullanıcılarının şu paylaşımları dikkat çekti:
"Suçlumu arıyorsunuz? Aynaya bakın yeterli, Yetmedi? Sağınıza solunuza bakın Yetmedi mi, Kandile kck'ya, DEM Genel Merkezine bakın. Yetmedi mi? Yetiştirdiğiniz ahlaksız, esrarkeş, sapık, lgbtli gençlerinize bakın."
"Siz değil miydiniz nerede sakallı, çarşaflı gördüğünüzde hedef gösteren. Siz değil miydiniz Yasin Börü ve arkadaşlarını vahşice katleden. Sizin başkanınız değil miydi sokaklara davet eden. Tarih sizi unutsa da Amed unutmayacak."
"Sizin çağrınızla ayyaş çeteleriniz sokaklara döküldü ve onlarca insan katledildi. Hangi yüzle ve kime rahmet okuyorsunuz?"
"6-8 Ekim 2014 tarihlerinde yaşananlar, hiçbir suretle masum birer "protesto" veya "dayanışma eylemi" olarak gösterilemez. O günlerde sergilenen vahşet, bu ülkenin huzuruna, kardeşliğine ve İslamî değerlerine karşı yapılmış açık bir kalkışmadır."
"Fail mi arıyorsunuz? Bu nasıl bir pişkinliktir. Katil ve faili bulmak istiyorsanız aynaya bakın. Aptala yatarak, bu vahşetin kara lekesini üzerinizden silemezsiniz."
"Yüzsüzler, siz insanları sokağa davet etmeseydiniz, Bu ölümler ve katliamlar olacak mıydı? Bu kadar yüzsüz olunmaz be!"
Sosyal medya kullanıcıları, daha bunlar gibi binlerce tepkisel paylaşımın muhatabı olan DEM Parti'ye, artık hiçbir şeyin eskisi gibi olmayacağının mesajını vermiş oldu.





