Irak’ta 2003 yılındaki işgalle başlayan ve yıllar boyunca savaş, yıkım ve ağır can kayıplarına neden olan Amerika, 30 Eylül itibarıyla ülkedeki tüm üslerini boşalttığını açıkladı.

23 yıllık işgal sürecinde Irak'ın yeraltı ve yerüstü kaynaklarını sömüren ABD, Bağdat'ta bulundurduğu devasa büyükelçilikte istihdam ettiği 6 bin personel ile akıllarda soru işareti bırakmaya devam ediyor.

Resmi rakamlara göre bir milyonu aşkın insanın katledilmesine neden olan ve geride ciddi travmalar bırakan ABD'nin askeri varlığını sonlandırmasına dair İLKHA muhabirine konuşan Gazeteci Yazar Hasan Sabaz, bundan sonra ortaya çıkabilecek muhtemel olasılıklara dair önemli değerlendirmelerde bulundu.

"Resmiyette çekildi ama gayri resmi olarak ne kadar çekildiği tartışılır"

Sabaz, "Amerika'nın Irak'tan çekilip çekilmediğini şu şekilde değerlendirebiliriz. Örneğin 2003 yılından İşgal ettiği Irak'ta 9 üs kurmuştu. Irak Kürdistan bölgesinde, Erbil'de kurduğu üsler vardı. Amerika'nın Bağdat'taki büyükelçiliği, normal bir büyükelçilik olarak kabul edilebilir mi bilmiyorum. Sahip olduğu devasa alan ve çalıştırdığı iddia edilen 6 bin personel ile başlı başına tartışma konusudur. Şimdi 6 bin personeli olan bir büyükelçiliği bir ülkenin başkentinde bulunduruyorsan, oradan askerî veya istihbarat olarak ne kadar çekildiğin de tartışılır. Ancak 2003'ten bu yana özellikle ağır silahların bulunduğu ve Irak üzerinden evreye yönelik tehditler de barındırdığı bu üslerin kademeli olarak boşaltıldığı ve en son 30 Eylül'de artık tamamen çekildiğine dair resmi açıklamalar yapıldı. Bu üslerden İran'a yönelik tehditlerden bahsediliyordu ama Kürdistan bölgesi hariç Irak'taki üslerden İran'a yönelik herhangi bir saldırı yapıldığına dair net bir belge yoktu. Irak Hükûmeti bunu kabul etmiyordu. Ancak onun haricinde bence üzerinde durulması gereken şey şudur. Irak, alan olarak büyük oranda aslında Amerika'nın gözetimi altında… Hatta sadece Amerika değil, savaş sürecinde Irak içerisinde israile ait gizli bir üssün bulunduğuna dair ortaya çıkan bilgiler de var. Onun haricinde tespit edilmeyen ne kadar üs var? O üslerden çevreye yönelik nasıl 'False Flag' (sahte bayreak) saldırılar yapıldı? Bunların değerlendirilmesi gerekir. O yüzden belki de bu çekilme kademeli ve planlı bir çekilmeydi. Bundan dolayı ağır silahların neredeyse tümünü aldı. Mesela Afganistan'daki çekilme bu anlamda değildir. Biraz alelacele, kaçarcasına bir çekilmeydi. O yüzden silahların büyük bir kısmı kaldı ve şu anda Amerika, ara ara bunu dile getirip, 'o silahları geri istiyoruz' şeklinde açıklamalarda bulunuyor. O açıdan biz Irak'taki çekilmenin planlı bir çekilme olduğunu söylüyoruz. Ancak büyükelçilikteki olayı ve oradaki alanı, 6 bin personeli göz önünde bulundurursak, bir de savaş süresi içerisinde ortaya çıkan gizli üssü düşünürsek, resmiyette çekilen Amerika'nın gayri resmi olarak ne kadar çekildiği tartışılır." dedi.

"Amerika, askeri olarak Irak'tan çekilse bile ekonomik ve siyasi olarak işgal altında tutuyor"

Amerika tarafından boşaltılan üslerin resmiyette Irak'a devredildiği, Irak'ın bunu farklı amaçlar için kullanabileceğine dair iddiaların dillendirildiğini belirten Sabaz, "Irak'ı normal bir Orta Doğu ülkesi veya bir Avrupa ülkesi gibi değerlendirirsek yanlış yaparız. Amerika'nın Irak'ta 23 yıllık bir işgalinden bahsediyoruz. Bu süre içerisinde, dünya tarihine, insanlık tarihine kazınan çok korkunç görüntüler oldu. Ebu Gureyb olayları vardı. Bir milyondan fazla insanın öldüğü bir süreçten bahsediyoruz. Bu süre içerisinde travmatik olaylar yaşandı. Amerika burada bir milyon insanı öldürdü, Irak'ın tarihî eserlerini çaldı, hazinesini boşalttı. Önemli isimleri, önemli bilim adamlarını öldürdü. Ancak bunun sonucunda Irak'a, 'Ben burada seni öldürmekle uğraşırken çok yoruldum, masraf ettim' deyip 70 milyar dolar savaş tazminatı aldı. Onun haricinde Irak petrolünün üzerinde tam bir hâkimiyet sağladı. Şu anda Irak bir ülkeye petrol sattığında gelen para önce Amerika'ya gidiyor, Amerika'nın izin verdiği miktar kadar para Irak'ın eline geçiyor. Yani Amerika, askeri olarak Irak'tan çekilse bile ekonomik olarak, siyasi olarak Irak'ı şu anda işgal altında tutuyor. Bence bunun göz ardı edilmemesi gerekir. Yoksa üslerin Irak hükûmetine geçmesi bu anlamda çok da bir şey ifade etmiyor." diye konuştu.

"Amerika'nın bölgeden çekilmesi daha büyük bir savaşın habercisi olabilir"

Irak'tan alına teçhizatların farklı ülkelere konuşlandırıldığına ilişkin bilgilerin olduğunu aktaran Sabaz, "Irak'tan alınan askeri teçhizatın bir kısmının Kuveyt, Ürdün ve israildeki üslere götürüldüğünün iddia edildiğini ancak askerî gözlemcilerin bu silahların bir kısmının Babulmendep yakınlarındaki İngiliz üssüne götürüldüğü, yine Akdeniz'de bazı Amerika'nın İngiliz üslerine gönderildiğine dair bilgiler var. Öte taraftan son dönemde israil in Yunanistan ve Rum kesimiyle gerçekleştirdiği ittifaklar var. Aşil Kalkanı projesi var. Amerika'nın bu projenin önemli bir ortağı olduğundan bahsediliyor. Bu anlamda Irak'taki bu malzeme ve teçhizatın çekilmesi ve Akdeniz'de yeni operasyonlar için bir zemin hazırlama süreci olabilir. Çünkü Türkiye'nin işte Mavi Vatan gibi bir projesi var. Doğu Akdeniz'le ilgili, Libya üzerinde yürüttüğü bazı hesaplar var. Bu noktada Amerika'nın tam bu esnada böyle bir şeye girişmesi belki 2 açıdan okunabilir. Çünkü Ürdün meselesi kritik: İran son saldırılarında Ürdün'deki üsler büyük bir zarar gördüğüne dair iddialar var. Bu açıdan Ürdün'e götürmesine ne derece mantıklı? Veyahut o zarar gören teçhizatın değiştirilmesine yönelik bir şey miydi? Öte taraftan Amerika'nın bu askerî malzemeyi ve askerî birliği buradan çekmesi sadece alakalı değil. Irak'tan çekiliyor ama bir kısmını Kuveyt'e taşıyor. Öte taraftan İran'ın Kuveyt'teki üssü sürekli vurduğu, hatta Bahreyn, Birleşik Arap Emirlikleri ve Suudi Arabistan'daki bazı üslerine yönelik de ciddi saldırılar gerçekleştirdiği, hatta deniz gücü anlamında Amerika'nın savaş gemilerinin, uçak gemilerinin Hürmüz Boğazı'ndan 500 kilometre kadar öteye gittiğine dair İran tarafından yapılan açıklamalar var. Yani Amerika bölgeden bu anlamda eğer çekiliyorsa, bu daha büyük bir savaşın habercisi olabilir. Özellikle havadan bombardıman anlamında buna yönelik de kimi iddialar var. Ancak meselenin Akdeniz ile Yunanistan-israil ittifakıyla alakası var. Öte taraftan teçhizatın Ürdün ve israile götürülmesi, israil ile beraber gerçekleştirilebilecek yeni bir operasyonun habercisi olabilir." şeklinde konuştu.

"Amerika-israil, İran'da yeni bir şey deneyebilir"

Barajda erkek cesedi bulundu
Barajda erkek cesedi bulundu
İçeriği Görüntüle

Irak'tan çekilen teçhizatın farklı ülkelerde bulunan üslerde eskiyen, zarar gören teçhizat ile değiştirildiğine ilişkin söylemlerin olduğunu belirten Sabaz, "Amerika'nın başında tabiri caizse inanılmaz bir megaroman, kendini sürekli her meselede ön plana çıkaran biri var. Öte taraftan israilden seçimlerle ilgili kritik bazı açıklamalar yapılıyor. Netanyahu ve ekibinin yenilmesi, onun yerine belki biraz daha yumuşatılmış sol işçi partisinin seçilme ihtimalinden bahsediliyor. Bu süreç içerisinde Amerika ve israilin başındaki bu yöneticilerle beraber İran'a yönelik savaşta kritik bir aşamanın geçilmesi ihtimalinden bahsediliyor. Çok tehlikeli bir söylem… Şu anda Amerikan bölgeden çekilmesinin sebebinin İran'a yönelik silah kullanma ihtimali beraberinde getirdiğine dair iddialar var. Özellikle yakın bölgedeki şeylerin kaldırılması, çünkü İran'dan gelen tehdit de bu anlamda çok kritik bir öneme sahipti. İran, 23 tonluk bir bombadan bahsediyor. Bir dönem 'Bombalarının Anası' dediği 13 ton ağırlığında bir bomba vardı. Şimdi 23 tonluk bir bombaya hipersonik sistemlerin takıldığını ve israile düştüğünü düşünün… Bu sadece çevreye zarar vermekle kalmaz, bölgesel bir depremi bile tetikleyebilir. O açıdan silahların mahiyetinin değişme ihtimali var. Çünkü İran'ın masaya koyduğu yeni önerilerin Amerika tarafından kabul edilmediğine dair söylemler var. En son Amerikan tarafının, New York'ta temaslarda bulunan İran heyetine, 'Madem anlaşamıyoruz, çekin gidin' dediği, yani İran heyetini Amerika'dan çıkardığına dair iddialar var. Bu da dediğim gibi sürecin artık müzakere kısmından çıktığı ve bölgenin de boşaltılmasıyla daha kritik, daha şiddetli bir savaşa dönme ihtimalinden bahsediliyor. Ancak bu özellikle Amerika'yla ilgili yapılan yorumlar. Öte taraftan Amerika, İran'daki yönetimi değiştiremediği için daha farklı adımlar atmaya yönünde hesapları var. Bölgede özellikle Netanyahu'nun Birleşik Arap Emirlikleri'nde 8 ülke yöneticisiyle yaptığı görüşmelerden bahsediliyor. Hemen ardından İran tarafının Arap Emirlikleri'nde eğitilen bazı kişilerin İran'a sokulduğu ve bunların suikastlar gerçekleştireceğine dair açıklamalar var. Bunların hepsini göz önünde bulundurduğumuz zaman yani birkaç aşamalı bir şeyden bahsediliyor. Amerika-israil, İran'da yeni bir şey deneyebilir. Eğer bu da tutmazsa, dediğim gibi, daha kritik bir savaş sürecine girebiliriz." dedi.

Amerika'daki ekonomik durum ve yaklaşan Trump'ın daha büyük adımlar atmasına neden olabilir

Amerika'daki ekonomik durumun iyi olmadığını, bunun seçimlere etki edebileceğini, bu nedenle Trump'ın yeni hamleler yapabileceğini belirten Sabaz, " Amerikan halkı, alışmadığı bir süreci yaşıyor. Bu da çok büyük vaatlerle gelen Trump'ın halkın karşısında aslında çok da iyi durumda olmadığını gösteriyor. Kamuoyu yoklamaları, Amerika'da israil sempatisinin düştüğünden ama bununla beraber Trump sempatisinin de ciddi oranda düştüğünden bahsediliyor. Bu açıdan süreç şu şekilde kritik… Ya ekonomik anlamda Amerikan halkının elini rahatlatacak kimi adımlar atması lazım. Bunun için işte Hürmüz'ün veyahut Babulendep'in açılması gerekiyor. Bu da İran taleplerine olumlu cevap vermesini beraberinde getiriyor. Bu, seçimlerde başarılı olmasını engeller. Aksi takdirde klasik işte milliyetçi politikalarla yeni bir savaş sürecine girip, büyük Amerika'nın dünyaya tekrar hatırlatılması anlamında bir duruma girilebilir. Seçim yaklaşıyor ve bu kritik süreç atlatılmadan daha büyük gelişmeler, daha ciddi çatışmalar da söz konusu olabilir. Aksi takdirde bu seçimlerde hem Trump'ın hem de Netanyahu'nun ağır bir yenilgiyle karşı karşıya kalma ihtimali ciddi şekilde dile getiriliyor." diye konuştu.

Kaynak: İLKHA