ABD işgali sırasında Afganistan'daki harcamaları kontrol etmek, hesaplamak ve araştırmak üzere oluşturulan SIGAR (Special Inspector General for Afghanistan Reconstruction), işgalin sona ermesinin ardından Afganistan İslam Emirliği aleyhine propaganda yapma görevini üstlendi.

SIGAR'ın ABD Kongresi'ne sunduğu "2023 Yüksek Risk Listesi" adlı raporda, İslam Emirliği'nin ciddi bir güvenlik sorunuyla karşı karşıya olduğu, Afganistan'da yabancı silahlı grupların ve iç tehditlerin arttığı, bazı ülkelerin ise risk altında olduğu savunuldu.

Kongre'ye sunulan raporun propaganda amaçlı olduğunu belirtip tepki gösteren Afganistan İslam Emirliği Sözcüsü Zebihullah Mücahid, yönetime geldiklerinden beri ülkede hâkim olan huzur ve güvenliğin son 40 yıldır Afganistan'da yaşanmadığını ifade etti.

Yer Olmadığından Dolayı Sığınak Olarak Hastane Banyosunda Yaşıyorlar Yer Olmadığından Dolayı Sığınak Olarak Hastane Banyosunda Yaşıyorlar

Mücahid, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:

"SIGAR'ın bu tür propagandalarını şiddetle reddediyoruz. Afganistan İslam Emirliği, ülkede mevcut duruma hakimdir ve her şey kontrol altındadır. Hiçbir grubun veya düşüncenin Afganistan'ı güvensiz hale getirmesine veya Afgan topraklarını başkalarına karşı kullanmasına izin vermeyecektir.

Başta Afganlar olmak üzere tüm dünya biliyor ki, işgalin sona ermesi ve İslam Emirliği'nin yeniden kurulmasının ardından gelen güvenlik ve istikrar, son kırk yıldır yaşanmadı.

Şu anda Afganistan'da hiçbir yabancı silahlı grup aktif değil ve DAİŞ adlı istihbarat projesi de ağır darbe aldı ve yok olmanın eşiğine geldi.

Aynı şekilde ülkede herhangi bir silahlı tehdit de yoktur. Elhamdülillah milletimiz tam bir huzur ve sükûnet içinde yaşıyor. Mevcut güvenlik ve istikrara rağmen, bu tür endişeleri yayan Amerikalıların hedefi ne? Propaganda mı yapıyor? Yoksa DAİŞ gibi bir yapı için mi kampanya hazırlıyor? Yoksa komşu ülkeleri endişelendirmeye mi çalışıyor?

Bu, ABD'deki bazı grupların keyfi eylemleri olabileceği gibi ABD'nin başarısızlığının intikamını Afganistan halkından almak veya İslam Emirliği'nin ilişkilerine zarar vermek için bölgeyi istikrarsız, güvensiz ve huzursuz hale getirmek istemesinden de kaynaklanabilir."

Kaynak: İlke Haber Ajansı (İLKHA)