Ahlat Devlet Hastanesi'nde 26 Mart tarihinde gerçekleşen operasyon sonrasında 11 kişinin gözaltına alınıp bir kişinin ise tutuklandığını belirten DEM Parti Bitlis Milletvekili Hüseyin Olan, 2025 yılında hem Ahlat hem de Tatvan Devlet Hastaneleri’nde yolsuzluk operasyonları yapıldığını hatırlatarak “...yaz aylarında hem Ahlat Devlet Hastanesi’nde hem Tatvan Devlet Hastanesi'nde yine operasyon olmuştu ve biz bunu Türkiye kamuoyunun gündemine getirdik. Yapılan inceleme ve tahkikat sonucunda sanki hiçbir şey olmamış gibi tekrar bu kişiler görevlerine geldiler. Buradan İl Sağlık Müdürlüğüne, Bitlis Valisi’ne, Sağlık Bakanlığı’na Sayıştay müfettişlerine ve Adalet Bakanlığı’na seslenmek istiyorum. Sorumluluğunuzu yerine getirin. Kim her ne yapmışsa gerekli incelemeyi, tahkikatı yaparak gerekli soruşturmayı sonlandırın. “dedi
Bitlis'te sağlık emekçilerinin ve halkın sürekli olarak yolsuzluk iddialarıyla gündeme gelmesinden de rahatsız olduğunu vurgulayan Olan, konu hakkında Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu’nun yanıtlaması talebiyle soru önergesi verdi.
Hüseyin Olan soru önergesinde şunları söyledi:
“Temmuz 2025 tarihinde Bitlis Tatvan Devlet Hastanesi’nde idari kadrolara yönelik gerçekleştirilen operasyon sonucunda çok sayıda yönetici görevden uzaklaştırılmış, hastane yönetimi kısa süre içerisinde yeniden yapılandırılmıştı. Tatvan Devlet Hastanesinde idari kadroya yönelik gerçekleşen hukuki süreçle ve sorumlularla ilgili iş ve işlemlerin kamuoyu tarafından bilinmemesi toplumda sürecin şeffaf yürütülmediği izlenimini uyandırmıştır. Kamuoyunda etkin bir denetim ve önleyici mekanizmanın işletilmediği yönündeki düşünceler hakimdir. Tatvan Devlet Hastanesinde yaşanan “ihale skandalı” tam anlamıyla aydınlatılıp toplum bilgilendirilmemişken bu kez de Bitlis’in Ahlat ilçesindeki Devlet Hastanesi’nde benzer bir ihale skandalı meydana gelmiştir. Ahlat Devlet Hastanesi’nde gerçekleştirilen polis operasyonu kapsamında çok sayıda idarecinin gözaltına alındığı ve yine eski hastane müdürünün ihale ile ilgili olarak tutuklandığı belirtilmiştir. Sağlık hizmetinin kamusal bir hak olduğu gerçeği dikkate alındığında, hastanelerde yaşanan bu tür gelişmeler yalnızca idari bir sorun değil, aynı zamanda toplumun sağlık hizmetlerine erişimi, sağlık kurumlarına duyduğu güven ve sağlık emekçilerinin mesleki itibarı açısından da ciddi sonuçlar doğurmaktadır. Hastanelerdeki idari kadroların asli görevi sağlık hizmetinin etkin ve nitelikli şekilde sunulmasını sağlamak iken, bu kadrolara ilişkin ortaya çıkan iddialar kamu vicdanında derin bir rahatsızlık yaratmaktadır.”
Hüseyin Olan hazırladığı soru önergesinde şu sorulara yer verdi:
“1. Temmuz 2025 tarihinde Tatvan Devlet Hastanesi’nde gerçekleştirilen operasyon kapsamında görevden uzaklaştırılan veya açığa alınan kişilerin mevcut durumu nedir? Bu kişiler halen Sağlık Bakanlığı bünyesinde herhangi bir görevde bulunmakta mıdır?
2. Ahlat Devlet Hastanesi’nde gerçekleştirilen polis operasyonu sonucunda kaç kişi gözaltına alınmıştır? Göz altına alınan kişilerin hastanedeki görev ve sorumluluğu nedir?
3. Gözaltı konusu olduğu düşünülen “sarf malzeme ihalesi” iddiaları gerçek midir? Gerçek ise söz konusu ihale bedeli ne kadardır?
4. İlgili ihaleler hangi şirketten yapılmıştır?
5. Söz konusu polis operasyonu öncesi hastane idaresinden görevden uzaklaştırılan kişiler kimlerdir? Görevden uzaklaştırılma gerekçesi nedir?
6. Aynı ilde kısa aralıklarla benzer iddiaların ortaya çıkması, Bakanlığınızın denetim ve gözetim süreçlerinde bir yetersizlik bulunduğunu göstermekte midir?
7. Bitlis ilindeki ve bölgedeki diğer devlet hastanelerinde ihale süreçleri ve idari işleyişe ilişkin düzenli denetimler yapılmakta mıdır? Yapılıyorsa, bu denetimlere rağmen benzer usulsüzlük iddialarının ortaya çıkmasının nedeni nedir?
8. Hastanelerde idari kadroların asli görevleri olan sağlık hizmetinin planlanması ve yürütülmesi yerine ihale ve bürokratik süreçlere yoğunlaşmasının önüne geçilmesi için Bakanlığınızın yürüttüğü bir çalışma bulunmakta mıdır?
9. Hastanelerde görev yapan başhekim, başhekim yardımcısı, hastane müdürü ve benzeri idari kadroların atanmasında hangi kriterler esas alınmaktadır? Bu atamalarda liyakat nasıl sağlanmaktadır?
10. Sağlık hizmetlerinin kamusal niteliğini güçlendirmek, hastanelerde şeffaflığı artırmak ve benzer usulsüzlük iddialarını önlemek amacıyla Bakanlığınızın kısa ve orta vadede almayı planladığı somut tedbirler nelerdir?



