Bitlis Eren Üniversitesi'nden Doç. Dr. Ahmet İşler'in konuşmacı olarak katıldığı program Enes Ece’nin kuran-ı kerim tilaveti ile başladı. 7 Ekimde başlayan Aksa Tufanıyla unutturulmaya çalışılan Filistin davasının yeniden dünyaya gündemine taşındığını hatırlatan İşler, Aksa Tufanının bir kırılma noktası olduğunu söyledi.

İşler, "Bir kırılma noktası, bir milat olarak Aksa Tufanı: 7 Ekim 2023 sabahı, modern Orta Doğu tarihinin seyrini değiştiren bir kırılma yaratmıştır. Kassam Tugayları; karadan, havadan ve denizden kuşatılmış Gazze'de; yine karadan, havadan ve denizden başlattığı eş zamanlı hamleyle işgalin ve ablukanın zincirlerini fiilen kırmıştır. Aksa Tufanı, unutturulmaya çalışılan Filistin davasını yeniden dünyanın gündemine taşımıştır.
Aksa Tufanı milat manifesto, tarih tufan öncesi ve sonrası, tanımlar, terimler, kuramlar, tarih yeniden yazılacaktır. Siyonist anlatı çöktü. Aksa Tufanı, 105 yıllık birikmiş bir öfkenin ve direniş iradesinin patlama noktasıdır. Tüm dünyayı, özellikle de İslâm dünyasını uyandırma operasyonunu en güzel cevabı HAMAS verdi. HAMAS’ın uluslararası kamuoyuna deklarasyonu bu operasyonun niçin yapıldığını net bir şekilde anlatmıştır." diye konuştu.

Haber Kapak Şablon (30)-48

Bugün hem İslam dünyasında hem de küresel sistemde derin bir meşruiyet krizi yaşandığını ifade eden İşler şunları söyledi:

"İki milyar Müslüman 57 İslam ülkesi 2 milyon kardeşini 2 yıldır koruyamadı. Müslüman devletlerin, İsrail'in izni olmadan Gazze'ye yardım bile ulaştıramaması, ümmetin içinde bulunduğu derin bir acizyeti ifşa etmiştir. Maskeler düşmüştür. Aksa Tufanıyla Arap liderliklerinin konforlu hayatı sarsılmıştır. Direniş ekseni iddiaların altında kalmıştır. Filistin meselesi, birçok yönetim açısından iç politika dengeleri, rejim güvenliği ve dış aktörlerle kurulan ilişkiler çerçevesinde ele alınır hâle gelmiştir. Ayrıca dünyevileşme, kısa vadeli iktidar hesapları, milliyetçi öncelikler ile mezhep ve meşrep eksenli ayrışmalar, ortak bir sorumluluk bilincinin önüne geçmiştir. Yaşananlar karşısında sergilenen çaresizlik, edilgenlik ya da kayıtsızlık, sadece emperyalist küresel sistemle açıklanmayacak boyutta olup İslam dünyasının içinde bulunduğu iç sorunlarıyla da ilgilidir. Bu zayıflığın arka planında ise İslam dünyasının uzun süredir içine sürüklendiği zihinsel, siyasal ve ekonomik çözülme yer almaktadır."

Haber Kapak Şablon (31)-44

İşler,"Aksa Tufanı, batı merkezli değerlerin çöktüğü bir dönemde İslam medeniyeti için bir kurtuluş reçetesi sunma fırsatı doğurmuştur. Hegemonyayı değiştirme fırsatı. Surda bir gedik açıldı. Gazze, yeni bir tarihsel farkındalık anıdır. Meşaledir, kutup yıldızı gibidir. İnsan onurunu merkeze alan yeni bir medeniyet tasavvurunu inşa edebilmektir. Bu, bir tercih değil; tarihsel bir zorunluluktur." dedi.

İşler , Muhammed İkbal’in 'Kendini yeniden inşa etmeyen milletler, başkalarının inşa ettiği dünyada yaşamaya mahkûmdur.' sözünü hatırlatarak
çağrısının bu noktada yol gösterici olduğunu söyledi.

İşler, "Küresel sistem: 20. Yüzyıl . Wilson İlkeleri, 2. Dünya savaşı sonrası statüko, BM Doktrinler ve teoriler hepsinin içinin boş olduğunu tüm dünya Aksa Tufanı ile öğrenmiş oldu. Bugün İslam coğrafyasında yaşanan savaşlar, işgaller, iç çatışmalar, otoriter rejimler ve toplumsal çözülmeler; daha derinde yatan bir zihniyet ve yön krizinin dışa vurumudur. İslam dünyasının yaşadığı krizlerin merkezinde "yabancılaşma" ve buna bağlı gelişen kimlik bunalımı yer almaktadır. Modernleşme adına kendi dini ve kültürel değerlerimizi ihmal ederek yaptığımız her alıntı, bünyemizde bir 'kimlik bunalımı' yaratmıştır." ifadelerini kullandı.

İşler konuşmasında Ebu Ubeyde’nin, Şeyh Ahmet Yasin’in, Abdulkadir el-Hüseynin ve İzzedin el Kassam'ın sözlerinden alıntılar yaptı.

Haber Kapak Şablon (29)-44
İşler, Aksa Tufanının sonuçlarını şöyle sıraladı;

Bitlis Valisi Karakaya, Polis Günü Mesajı: “Gece Gündüz Demeden…”
Bitlis Valisi Karakaya, Polis Günü Mesajı: “Gece Gündüz Demeden…”
İçeriği Görüntüle

Küresel algının dönüşümü ve 'Siyonofobi' Batı'da yıllardır işlenen Müslüman karşıtı algı, Gazze halkının sabrı karşısında kırılmıştır. Artık tepki Müslümanlara değil terörist israilin vahşi siyonistlerindir.

Siyonofobi'nin yükselişi rakamlarla: ABD'de israil karşıtlığında yüzde 140 artış, Avustralya'da yüzde 317 artış, Kanada'da yüzde 71 artış. Hasbara'nın çöküşü: İsrail'in geleneksel propaganda makinesi, sosyal medyanın sağladığı doğrudan tanıklıklar ve Z kuşağının politik farkındalığı karşısında etkisizleşmiştir.
israilin probagandası çöktü. Holokost, toprak satışı, ihanet, demokratik ve benzeri şeyler hepsi fos çıktı.
20 Milyondan fazla kişi Müslüman oldu. Fransa’da iki ay 20 bin, Avrupa genelinde günde 400.

Gazze, bugün tüm insanlık için bir vicdan aynası ve uluslararası sistemin, özellikle Birleşmiş Milletler ve Uluslararası Ceza Mahkemesi'nin iflas belgesidir. Gücün haklı sayıldığı sistem çökmektedir.
Müslüman devletlerin israiliin izni olmadan yardım ulaştıramaması, ümmetin içinde bulunduğu derin acizyeti ifşa etmiştir. Ancak tam da bu noktada İslam dünyası için bir fırsat doğmaktadır: Mezhepsel ve etnik ayrışmaları aşarak siyonizme karşı ortak bir irade koyma vaktidir.
Şeyh Ahmed Yasin'in mirası bunun için önemli bir referanstır. Tekerlekli sandalyeye mahkûm bir lider, silahlı mücadeleden önce camiler ve okullar üzerinden inançlı ve ahlaklı bir nesil inşa etmiştir.
Aksa Tufanı, Batı merkezli değerlerin çöktüğü bir çağda, kadim bir geleneğe sahip olan bu medeniyet, yalnızca Filistin veya Orta Doğu için değil, belki de tüm insanlık için bir kurtuluş reçetesi sunabilir. İslam, geçmişteki tarihsel tecrübesiyle bu kapasiteye fazlasıyla sahiptir.
Bugün görünen en büyük eksiklik ise bu hakikati temsil edecek örnekliğin aşınmış olmasıdır.
Oysa Gazze halkı, İslam dünyasına model teşkil edecek bir temsil niteliğine sahip olduğunu, kanını bedel ödeyerek ortaya koymuştur. Gazze halkı kanıyla bir tarih yazmaktadır. Bizler bu hakikate şahitlik etmekle mükellefiz.
İslam dünyasının içinde bulunduğu kötü durum sorgulanmaktadır.

Program kitap imzalama faslı ile son buldu.

Muhabir: Cengiz Tontaş