Bitlis İçin Eğitimde 2030 Vizyonu Şart

Bitlis, tarih boyunca ilimle, irfanla ve dirençle anılan bir şehir oldu. Ancak bugün dürüst olmamız gereken bir eşikteyiz.

Eğitimde günü kurtaran çözümlerle ilerleme dönemi kapanmıştır. Önümüzdeki beş yılı değil, önümüzdeki on yılları düşünen Eğitimde 2030 Vizyonu artık bir tercih değil, zorunluluktur.

Bugünü doğru okumadan yarını inşa edemeyiz. Bitlis’te eğitim; fedakâr öğretmenlerin omuzlarında ayakta durmaktadır. Bu bir övgü değil, bir tespittir. Fiziki imkânları sınırlı, sosyoekonomik koşulları zor olan bölgelerde başarıyı bireysel gayretle sürdürmek mümkündür; fakat sürdürülebilir değildir. Vizyon, tam da burada devreye girer.

Neyi Konuşmaktan Kaçıyoruz?

Öncelikle açık olalım. Bitlis’in eğitim sorunları ne tek başına öğretmene ne de yalnızca öğrenciye indirgenebilir. Aile, çevre, ekonomik yapı, ulaşım, iklim şartları ve sosyal imkânlar eğitimin ayrılmaz parçalarıdır. Örneğin kış şartlarının ağır geçtiği kırsal bölgelerde devamsızlık oranlarının yükselmesi bir disiplin meselesi değil, yapısal bir sorundur. Aynı şekilde sık öğretmen sirkülasyonu, akademik sürekliliği zedeleyen temel etkenlerden biridir.

Bu gerçekler konuşulmadan hazırlanan her plan eksik kalır.

2030’a Bakarken Ne Görmeliyiz?

2030 vizyonu, sloganlardan ibaret olamaz. Somut, ölçülebilir ve yerel gerçekliğe uygun hedefler içermelidir.

Birinci başlık öğretmen istikrarıdır. Bitlis’te görev yapan öğretmenin kendini geçici değil, bu şehrin asli unsuru olarak hissetmesi gerekir. Barınma, ulaşım ve sosyal yaşam desteklenmeden eğitim kalitesi kalıcı biçimde yükselmez.

İkinci başlık okul temelli gelişimdir. Her okulun imkânı, çevresi ve öğrenci profili farklıdır. Merkezdeki bir okul ile kırsaldaki bir okulun aynı hedeflerle değerlendirilmesi adil değildir. 2030 vizyonu, okul bazlı esnek modelleri içermelidir.

Üçüncü başlık aile ve toplumla bütünleşmedir. Eğitimi okul binasıyla sınırlı gören anlayış artık iflas etmiştir. Aile eğitimleri, rehberlik destekleri ve yerel paydaşlarla kurulan güçlü bağlar olmadan akademik başarı tek kanatlı kalır.

Dördüncü başlık dijital ve mesleki becerilerdir. Bitlisli bir öğrenci, büyükşehirdeki akranından daha az hayal kurmak zorunda değildir. Kodlama, tarım teknolojileri, yerel üretimle bağlantılı mesleki eğitim modelleri bu şehrin potansiyeline uygundur. Yeter ki doğru planlansın.

Objektif Olalım, Umudu Kaybetmeyelim

Bitlis’te her şeye rağmen umut vardır. Başarı hikâyeleri vardır. İmkânsız denilen şartlarda üniversite kazanan öğrenciler, köy okulunda fark oluşturan öğretmenler, sınırlı bütçeyle büyük işler başaran okul yöneticileri vardır. Bu örnekler, doğru bir vizyonla genelin mümkün olduğunu göstermektedir.

Ancak şunu net söylemek gerekir. Bireysel kahramanlıklarla sistem yürümez. Eğitim, niyetle değil planla ilerler.

2030’a yürürken Bitlis için eğitim; bir temenni metni değil, bir yol haritası olmalıdır. Bugünden cesur kararlar alınmazsa yarın aynı sorunları daha ağır bedellerle konuşuruz. Bu şehir, geçmişte ilmin merkezi olduysa, gelecekte de olabilir. Yeter ki vizyonu ertelemeyelim.

Bitlis için eğitimde 2030 vizyonu şarttır. Çünkü gelecek, bekleyenlerin değil hazırlananların olur.