Batman Üniversitesi İslami İlimler Fakültesi Araştırma Görevlisi Sıbğatullah Baran, Mescid-i Aksa'nın siyonist işgal rejimi tarafından bir aydan uzun süredir kapalı tutulmasına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Baran, Mescid-i Aksa'nın kapalı tutulmasının hem İslam dünyası hem de insanlık adına büyük bir utanç olduğunu belirterek, uluslararası kuruluşların sessizliğini eleştirdi ve herkesin imkânı ölçüsünde tepki göstermesi gerektiğini ifade etti.
Batman Üniversitesi İslami İlimler Fakültesi Araştırma Görevlisi Sıbğatullah Baran
Baran, Mescid-i Aksa'nın tarihsel ve dini önemine dikkat çekerek, "Mescid-i Aksa, gerek İslam tarihinin gerekse bütün dünya tarihinin en önemli ibadet yerlerinden bir tanesidir. Böyle bir ibadet mekânının bir aydan fazla bir süredir kapalı kalması, hem insanlık hem de Müslümanlık adına büyük bir utanç kaynağıdır. Filistin'deki Müslümanların maruz kaldığı bu zulmün bir an önce bitirilebilmesi için gerek İslami uluslararası teşkilatların gerekse diğer uluslararası kuruluşların inisiyatif alması gerekmektedir." dedi.
"Kapalı olması Müslümanların kalplerini titretmelidir"
Mescid-i Aksa'nın İslam'daki yerine vurgu yapan Baran, "Nitekim Mescid-i Aksa, Resulullah'ın da belirttiği üzere Müslümanların üç büyük ibadet merkezinden birini temsil eder. Böylesine önemli bir merkezin bir aydan fazla süredir kapalı olması ve bu kapalılığın Ramazan ayına denk gelmesi, dünya Müslümanlarının gönüllerini, ruhlarını ve kalplerini titretmesi gereken bir durumdur. Bu gerçekliğin yaşanıyor olması insanlık adına büyük bir utançtır." ifadelerini kullandı.
"Uluslararası kuruluşların sessizliği utanç vesikasıdır"
Baran, farklı dinlere ait ibadet yerlerine yönelik yaklaşımın da evrensel olması gerektiğini belirterek, "Şu an başka bir dine ait herhangi bir ibadet merkezi kapalı olsaydı, Müslümanlar yine buna tepki gösterirdi; çünkü bu bize Hazreti Ömer'den ve Peygamberimizden gelen İslami ve insani bir ahlak anlayışıdır. Bizim hiçbir ibadet merkezinin kapalı kalmasını desteklemememiz gerekir. Fakat ne yazık ki gerek Birleşmiş Milletler gerekse diğer uluslararası kuruluşların bu duruma sessiz kalması ve inisiyatif almaması, tarih sayfalarına büyük bir utanç vesikası olarak geçmektedir." şeklinde konuştu.
"Herkes imkânı ölçüsünde sorumluluk almalıdır"
Toplumsal duyarlılığın önemine işaret eden Baran, şöyle devam etti:
"Bu konuda, akademik çalışma yapan bir hocadan bir esnafa, bir öğrenciden sıradan bir Müslümana kadar her insanın, elinden gelen ne varsa kendi çabası ve imkânı ölçüsünde gayret sarf etmesi gerekir. Birden milyona kadar tüm dünyanın bu konuyu gündeme alıp inisiyatif kullanması gerektiği kanaatindeyim. Umarım Mescid-i Aksa, bir an önce insanların özgürce ibadet edebileceği o özgür günlerine geri döner."