Bugün ne yazık ki bu inanç her geçen gün biraz daha aşınıyor. Bitlis'te yaşananlar sadece Bitlis'e özgü değil. Türkiye'nin birçok ilinde benzer şikâyetler dillendiriliyor. Özellikle kamuya personel alımlarında vatandaşın zihninde oluşan soru işaretleri artık fısıltıyla değil, yüksek sesle konuşuluyor.

KPSS'de yüksek puan alan gençler yıllarca emek veriyor, gecelerini gündüzlerine katıyor. Ancak sonuçlar açıklandığında gördükleri manzara çoğu zaman hayal kırıklığından ibaret oluyor. Yüksek puanlar bir kenarda dururken, mülakat zulmüyle düşük puanlarla yapılan atamalar kamuoyunda ciddi rahatsızlık oluşturuyor.

Vatandaşın gözünde artık başarı, bilgi ve liyakat değil; mevcut siyasi iktidarda kimi tanıdığınız, hangi partiye oy verdiğiniz, hangi parti binasına gidip geldiğiniz belirliyor.

Bu bile başlı başına büyük bir adaletsizlikken, işin bir de toplumun en kırılgan kesimini ilgilendiren tarafı var.

İŞKUR üzerinden yürütülen toplum yararına çalışma programları... Dört ay, dokuz ay sürecek geçici işler... Haftanın 3 günü çalışıp aylık 15 bin TL gibi komik bir rakamla evine bir gelir götürmeye çalışan insanlar...

Bu insanlar ne istiyor?

Bir makam mı?

Bir servet mi?

Bir ayrıcalık mı?

Hayır...

Sadece evlerine ekmek götürmek istiyorlar. Ay sonunda çocuklarının ihtiyaçlarını karşılamak, elektrik faturasını ödemek, mutfaktaki eksikleri tamamlamak istiyorlar.

Kura çekimiyle alınacak diye ilana çıkılıyor ama alınacak elemanların listesi il parti binasında hazırlanıyor. Kura çekimi yok. Sizin gibi düşünmeyen, parti il binanıza gelmeyen, size oy vermeyen vatandaşın ekmeğinden ne istiyorsunuz? Herkes sizin gibi düşünmek veya yaptığınızı yapmak zorunda mı?

Meteoroloji Uyardı: Bitlis Dahil Birçok İlde Kuvvetli Yağış ve Fırtına Bekleniyor
Meteoroloji Uyardı: Bitlis Dahil Birçok İlde Kuvvetli Yağış ve Fırtına Bekleniyor
İçeriği Görüntüle

Allah’tan korkmuyor musunuz ki bu gençlerin hayalini yıkıyorsunuz. Evine ekmek götürecek fakir fukaranın geçimine mâni oluyorsunuz.

Bir siyasi partinin il binası, iş dağıtım merkezi değildir. Kamu kaynakları da herhangi bir siyasi görüşün ödüllendirme veya cezalandırma aracı olamaz. Devletin sunduğu imkânlar, sadece belli bir düşünceye sahip olanların değil; bu ülkenin bütün vatandaşlarının hakkıdır.

Kimse bir siyasi partiye gitmek zorunda değildir. Kimse belirli bir görüşü benimsemek zorunda da değildir. Kimse oy tercihi nedeniyle işinden, aşından veya geleceğinden mahrum bırakılmamalıdır. Çünkü devlet, bütün vatandaşların devletidir.

Bugün birkaç aylık bir işe alınacak insanların umutlarıyla oynanıyorsa, bunun vicdani sorumluluğu da ağırdır. O işe ihtiyaç duyan insanların evlerinde bekleyen çocukları, ödenemeyen faturaları, alınamayan ilaçları vardır. Bu nedenle mesele sadece bir işe alım meselesi değil, aynı zamanda vicdan meselesidir.

İŞKUR İl Müdürüne de sesleniyorum. Yasal düzenlemeler sizden ilana çıktıktan sonra alımlarda AK Parti İl binasından hazırlanan listeleri alacaksınız mı istiyor? Eğer yasal düzenleme bunu istiyorsa, görevinizi yapıyorsunuz eyvallah. Yok eğer bunu istemiyorsa, lütfen ya görevinizi yapın ya da o koltuğu meşgul etmeyin. Eğer, o koltuğa da gelmeniz il binasında hazırlanmadıysa.

Unutmayınız ki makamlar geçicidir. Siyasi görevler geçicidir. Ancak insanların kırılan umutları, kaybettikleri güven ve uğradıklarını düşündükleri haksızlıkların bıraktığı izler uzun yıllar silinmez.

Son olarak size şunu söyleyeyim: Allah’tan Korkun! Liste Usulüyle Alımlardan Vazgeçin! Selam ve dua ile…

Kaynak: Haber Merkezi