ABD ile İran İslam Cumhuriyeti arasında 247 gündür devam eden savaşta askeri gerilim ve diplomatik temaslar eş zamanlı olarak sürüyor.

Washington yönetimi Tahran'ın nükleer programına ilişkin taleplerini korurken, Trump yönetiminin yeni bir askeri saldırı seçeneğini de gündeminde tuttuğuna ilişkin haberler bölgedeki endişeleri artırıyor.

Trump'tan İran'a ağır darbe tehdidi

ABD Başkanı Donald Trump, İran'a karşı üstün durumda olduklarını savunarak Washington'ın istediği zaman çatışmayı sona erdirebileceğini ileri sürdü.

İran'a karşı bir süredir daha ılımlı hareket etmeye çalıştıklarını belirten Trump, yakın zamanda askeri müdahaleyi sonlandırma kararı alabileceklerini söyledi.

Trump, İran'a yönelik savaşın "çok yakında" sona ereceğini ifade ederken, gerektiğinde Tahran'a ağır bir darbe indirmek zorunda kalabileceklerini de dile getirdi.

ABD'nin B-2 bombardıman uçaklarıyla İran'ın nükleer kapasitesini hedef aldığını savunan Trump, önceki saldırılarda uranyum zenginleştirme kabiliyetinin imha edildiğini öne sürdü.

ABD Başkanı ayrıca Netanyahu ile İran konusunu ele aldıkları iyi bir telefon görüşmesi gerçekleştirdiğini açıkladı.

İşgal rejiminde İran'a karşı en üst düzey alarm

İşgal rejimi merkezli Walla haber sitesi, askeri kaynaklara dayandırdığı haberinde İran'a ilişkin askeri alarm seviyesinin en üst düzeye çıkarıldığını aktardı.

Haberde, Washington'ın İran'a yönelik yeni bir saldırı kararı alması halinde siyonist rejime önceden bilgi verileceği ve ABD Savunma Bakanlığı ile işgal rejimi arasındaki güvenlik koordinasyonunun son dönemde en yüksek seviyeye ulaştığı belirtildi.

Öte yandan Axios'un ABD ve işgalci kaynaklara dayandırdığı haberinde, Trump ile Netanyahu arasındaki telefon görüşmesinde İran'la yürütülen müzakerelerin ve askeri saldırıların yeniden başlatılması ihtimalinin ele alındığı kaydedildi.

Beyaz Saray'dan nükleer program şartı

Beyaz Saray, İran'la olası bir anlaşmanın temel şartı olarak nükleer programın sınırlandırılmasını öne çıkarıyor.

ABD yönetimi, herhangi bir siyasi uzlaşmanın İran'ın uranyum zenginleştirme kapasitesinin sona erdirilmesini ve Tahran'ın hiçbir zaman nükleer silaha sahip olmamasını güvence altına almasını istiyor.

Washington ile Tahran arasındaki görüş ayrılıklarının başında nükleer programın yanı sıra yaptırımların kaldırılması ve Hürmüz Boğazı'na yönelik ablukanın geleceği geliyor.

Hürmüz ve Körfez'de tanker alarmı

Bölgedeki askeri gerilimin deniz trafiğine yansımaya devam ettiği bildirildi.

İngiltere Deniz Ticaret Operasyonları Kurumu (UKMTO), Suudi Arabistan'ın Ras el-Hafji bölgesinin 72 deniz mili doğusunda, Körfez'in güneydoğusunda seyreden bir tankerin iki kimliği belirsiz mühimmatla hedef alındığına ilişkin ihbar aldığını duyurdu.

Tankerin iskele tarafına iki mühimmatın isabet ettiği belirtilirken, mürettebatın tamamının güvende olduğu ve çevrede herhangi bir çevresel kirlilik tespit edilmediği aktarıldı.

Gazze’de şehit edilen gazetecilerin sayısı 300’e yaklaştı
Gazze’de şehit edilen gazetecilerin sayısı 300’e yaklaştı
İçeriği Görüntüle

İran Devrim Muhafızları Ordusu Deniz Kuvvetleri ise kendi belirlediği güzergâh dışında Hürmüz Boğazı'ndan geçmeye çalışan iki petrol tankerinin deniz mayınlarına çarparak patlamalara neden olduğunu belirtti.

İran: Katar arabuluculuğundaki görüşmeler sonuçlanmadı

İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi, ülkesinin hem savunmaya hem de diplomasiye hazır olduğunu belirterek Katar'ın arabuluculuğunda yürütülen istişarelerin devam ettiğini açıkladı.

Henüz nihai bir sonuca ulaşılmadığını bildiren Erakçi, diplomatik sürecin karşı tarafın vereceği yanıtlarla bağlantılı olduğunu ifade etti. Erakçi, ABD'nin akılcı hareket etmesi halinde diplomasi yolunun açık olduğunu da kaydetti.

Axios'un diplomatik bir kaynağa dayandırdığı haberinde ise İran heyetinin pazar sabahı erken saatlerde Doha'dan ayrıldığı, görüşmelerde olumlu ilerleme kaydedildiği ve arabulucuların taraflar arasındaki görüş ayrılıklarını gidermek için çalışmalarını sürdürdüğü belirtildi.

Trump yönetiminde savaşın seyri tartışılıyor

The Atlantic dergisi, Trump'ın yakın çevresindeki danışmanlara dayandırdığı haberinde, ABD Başkanı'nın İran savaşının siyasi sonuçlarından duyduğu rahatsızlık nedeniyle yönetimindeki bazı isimlerin performansını sorgulamaya başladığını yazdı.

Haberde Trump'ın, Savunma Bakanı Pete Hegseth ve Genelkurmay Başkanı'nın savaşın sahadaki gerçek durumunu kendisine ne ölçüde aktardığını sorguladığı ileri sürüldü. Trump'ın yönetim dışındaki yakın çevresinden de görüş aldığı belirtildi.

Dergiye konuşan Savunma Bakanlığı Sözcüsü ise Hegseth'in sahadaki operasyonel tabloyu Başkan ve Beyaz Saray'ın üst düzey yetkilileriyle eksiksiz paylaştığını belirterek haberin bu yöndeki iddialarını reddetti.

Haberde ayrıca Trump'ın önündeki askeri seçeneklerin birkaç saatlik saldırılardan günlerce veya haftalarca sürebilecek saldırılara kadar uzandığı, askeri tehditlerin İran'ı yeniden müzakere masasına döndürmek amacıyla da kullanılabileceği kaydedildi.

Kaynak: İLKHA