Bitlis'in en kapsamlı haber portalı: Bitlishaber13.net

Ben karnesi kırık bir öğrenciyim

Bugün karne günü… Ben, “karnesi kırık,” dolayısıyla “kalbi kırık” ve başı eğik bir öğrenciyim. Elimde karnem, okul bahçesinde kalakaldım öylece.

A
a

Bugün maalesef ben değil, karnem önemli. Gerçi diğer bütün zamanlarda da bana hiç “değer” verilmedi ya… Yani hiçbir zaman“önemli biriyim” hissini ve hazzını yaşamadım.

Anne-babamın dün geceden beri, “hele bir karnen kırık olsun görürsün,” tehditleri aklımdan bir an olsun çıkmıyor.

Dolayısıyla okul bahçesinde öylece kalakaldım. Tıpkı kanatları kırık bir serçe gibiyim. Ayaklarım, beni hiçbir yere taşımıyor. Kimseye çaktırmadan yanaklarımdan süzülen gözyaşlarımı siliyorum. Ürkek bakışlarımın ardında göz bebeklerimde resimlenen hüznümü saklamaya çalışsam da nafile. Anlayacağınız, dalından düşmüş yaprak misaliyim. Düşer ya, yaprak ağaç dalından ve artık ağaç yaprağı kabul etmez ya. İşte öyle hissediyorum kendimi. İşte şuan, tıpkı bir yaprak gibi her rüzgâr, beni kendine katıp istediği yöne savurabilir.

İyi ya da kötü niyetli/amaçlı biri, yeter ki “hey çocuk, gel bakalım neyin var senin böyle desin.” Hiç tereddütsüz, “kuzu kuzu” ardına düşüp gidebilirim. Yok, hayır hayır ben, en iyisi başımı alıp bir meçhule doğru gideyim.

Bilmem, başka ne yapabilirim ki? Çünkü ayaklarım, beni evime götürmüyor.

Zira akılıma anne-babamın her fırsatta ve ısrarla geri zekâlı, senden adam çıkmaz deyişleri geliyor.

Hele o lüks evimizin o lüks odası yani çalışma odam var ya… O özenle döşenmiş ve bezenmiş oda, benim için adeta bir“suçlunun” cezasını çektiği hücre gibi. Çünkü anne-babam sürekli haydi odana ders çalış dediklerinde sanki bir “suç” işlemiş dolayısıyla cezalandırıldığımı hissediyorum, o odaya her gönderilişimde. Evet evet, sanki fazla biri gibiyim o evde.

Şimdi siz söyleyin ben, bu karne ile bu eve nasıl gidebilirim? Tatil boyunca beni o odaya mahkûm etmelerine razıyım. Ama biliyorum, anne-babam, bana sürekli kızıp beni, azarlayacaklar. Geri zekalı, işe yaramaz deyip duracaklar.

Hele babamı hiç düşünemiyorum. O, yine her zamanki o kapitalist anlayışı ve kafası ile: “Neyin eksikti, benim zamanımda böyle imkânlarım mı vardı, özel odan mı yok, bu karne ile nasıl karşıma çıkıyorsun” deyip deyip duracak.

Ah ah bir diyebilsem, azıcık “ilgi”, “sevgi” ve “şefkat”gösterseniz diye.

Ama bu, hiç mümkün mü ki?

Hem ben, bir baba ile nasıl sohbet edildiğini de bilmem ki…

Çünkü babamla bir araya geldiğimiz tek yer sofradır. Orada bile kaç defa konuşmayı denediysem de babam: “Sofrada konuşulmaz” dedi. Dahası, çocuk dediğin konuşmaz, efendi olur deyip duruyor her fırsatta. Annemse: “Her defasında şu yemeği bir defa da dökmeden yediğini görsem” deyip azarlıyor.

Şimdi soruyorum, bu kırık karne, sadece ve sadece benim eserim mi? Bu karnede ismim yazılıyor diye bu başarısızlığın tek sorumlusu ben miyim, sizce?

Hem eğitimin üç temel ayağı yok mu? Aile, okul ve öğrenci diye. Eğitim sisteminin bütün sıkıntıları, eksiklikleri neden görmezden geliniyor? Hem sık sık değişen öğretmenimiz ve en son ücretli öğretmenin gönülsüz gönülsüz ders anlatması, hiç mi karnemi olumsuz etkilemiyor. Ee anne-babamın yaklaşımları zaten malum. Geriye bu başarıda üçüncü ayak olarak bir ben kalıyorum. Okulda başarılı olmanın iki ayağı gidince ben bir çocuk ve tek ayak olarak ne yapabilirim ki? Şimdi soruyorum, karnemdeki başarısızlığın bütün yükü ve sorumluluğu neden bir çocuk olarak bana yükleniyor? Hem hiç kimse bana ne yapabileceğim ile ilgili bir yol göstermezken, neden “suçlu” muamelesi görüyorum?

Söyleyin bana, bu kırık karnenin neden tek müsebbibi ben oluyorum? Söyler misiniz neden? Farz edelim ki gerçekten okulda başarılı biri değilim. Hem okulda başarısız olupta nice mucit ve isim yapmış kişiler var. Unutmayın, ampulü bulan Edison’a öğretmeni:“Bu çocuk bişey öğrenemeyecek kadar aptal” demişti. Bu minvalde size sayısız örnekler verebilirim.

Dolayısıyla ne olursa olsun ben, bir çocuk olarak bunları hak etmediğimi düşünüyorum. Unutmayın ki, yaşamda “başarılı” ve“mutlu” olmanın tek kriteri, bir öğrencinin karnesindeki notlar değildir.

Ey anne babam! karnemdeki kırıklarımın ve kırık kalbimin düzelmesini istiyorsanız ben, sadece ve sadece sizden azıcık“sevgi” “ilgi” ve “şefkat” diliyorum.

1000
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
icon
sociologist 2 Mart 2016 10:22

herkes görevini azami biçimde yapmaya gayret gösterirse sorunların da o oranda azalacağını düşünüyorum, okul öncesi döneminden itibaren çocukları bilinçlendirecek eğitimler verilmeli ve yeteneklerini ortaya çıkaracak işlemlerden geçirilmeli, avrupanın modasını müziğini tv programlarını değil eğitim sistemini takip ediyor olsak daha güzel sonuçlar doğabileceği kanısındayım,saygılarımla

0 2 Cevap Yaz
Kırk Yıllık Öğretmen 28 Ocak 2016 08:53

Zorla güzellik olmaz, çocuğun kafa basmıyorsa basmıyordur. Okul durumu berbat, kötü alışkanlıklar gırla gidiyorsa kolayı var! Tutun kolundan götürün güzel bir işe sokun, meslek edinsin, yoksa hem size zarar hem topluma.

0 0 Cevap Yaz
10 yıllık öğretmen

bireyleri topluma kazandıracak olan eğitimdir. eğitim sisteminin iyi olmamasının çözümü bireyi bu sistemin dışına atmak değildir. mevcut eğitim sistemi; bütün bireylerin ilgi yetenek ve isteklerine göre yönlendiremiyorsa ve bir kapsama sahip değilse, öğrencileri gerizekalı olarak itham etme hakkına kimse sahip değildir.kafanızı ve enerjinizi eğitim sistemindeki çarpıklara yorun.

0 4
eğitimci 27 Ocak 2016 23:12

Fatma hanım, bence siz yazıda anlatılmak istenen mesajı anlamamışsınız. Tekrardan okumanız dileğiyle...

0 2 Cevap Yaz
tatvanlı 26 Ocak 2016 09:52

Çok güzel bir yazı olmuş ellerinize sağlık böyle yazıların dönem sonlarında olduğu gibi dönem başlarında da öğrencileri nasıl okula ve sınavlara motive edebiliriz adı altında bir yazı bekleriz.Selamlar

0 4 Cevap Yaz
veli 24 Ocak 2016 23:50

Her anne babanın okuması elzem olan müthiş bir yazı. Devamını dileriz hocam.

0 3 Cevap Yaz
EKİN 13 23 Ocak 2016 08:56

Hocam kaleminize sağlık bir öğrenci moduma girerek okudum harika olmus

0 5 Cevap Yaz
fatma 22 Ocak 2016 23:46

Anne baba evlatları için elinden geleni yapsın evlat duygu sömürüsü yapsın oldu .evlatlar bir dönüm bostan yan gel yalan desin bilgisayarın başından kalmasın sonrada suçlu arasın tamam suçlu sadece bilgisayar da bizim haberimiz mi yok

0 1 Cevap Yaz
DENİZ 22 Ocak 2016 18:50

kesinlikle doğru önce sevgi ve ilgi olmalı bir ailede çocuğun başarısı bundan gelir

1 6 Cevap Yaz
hava durumu HAVA DURUMU
arşiv HABER ARŞİVİ
Haber İhbarı
Bitlis ve İlçelerinin Nöbetçi Eczane Listesi

Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Siteadi harici linklerin sorumluluğunu almaz.